TV Dizisini izlediyseniz pek bi fark yok elbette. Okumanın tadını bilenler için bu geçerli değil tabii ki. Diziden farklı bilgi barındırmasa da diziyi de izlemiş birisi olarak okumaktan keyif aldığımı söyleyebilirim. Hikayeye uzayla başlasa da tekrardan gezegenimize dönüp canlılığın başladığı ilk dönemden başlayıp insanın ortaya çıkışını ve devamını da konu alıyor. Uzay için anlatılan her şey oldukça ilgi çekici ve baş döndürücü. Evrenin bilinmezliği ve bizim bu bilinmezlikte ne kadar az bildiğimiz gerçeği usumuzun algısını zorluyor. İnsanlık tarihini anlatırken birkaç dönüm noktası çok ilgimi çekti. Birincisi İspanyolların Tenochtitlan'ı yakıp yıkıp Aztek İmparatorluğu gibi gelişmiş medeniyete (sırf atları olmadığı ve silah teknolojisine önem vermedikleri için) son vermeleridir. İkincisi de Büyük İskenderiye Kütüphanesi'nin yakılmasıdır ki yazar bu sebeple insanlık tarihinin 1000 yıl geriye düştüğünü anlatır. Bunlar İnsanlık Tarihinin kara lekeleridir. Bunlar yaşanmasaydı belki de teknolojik veya kültürel olarak çok daha farklı yerlerde olabilirdik. İnsanlık tarihinin ne kadar kırılgan olduğunu anlamamızı kolaylaştırmıştır. Hayatın değerini anlatan bir kitap olma özelliği taşır.
Eğer bir insanın sizinle aynı fikri paylaşmadığını fark ederseniz, aldırmayın, bırakınız bu gezegende yaşamaya devam etsin. Unutmayın, 100 milyar galaksiyi gezip de tek bir insan bile bulamayabiliriz.
Çocuklar sevilip okşanma gereksinimini açlık gibi hissederler; yetişkinlerde ise cinsel ilişki isteği güçlü bir ihtiyaçtır. Eğer Prescott söylediklerinde haklıysa, nükleer silahlarla etkili doğum kontrol haplarının bulunduğu bir çağda çocuklara sert davranmak ve cinsel ilişkileri baskı altında tutmak insanlık suçlarıdır.
Ola ki burada, aramızdadırlar ve Gök Kıtası Yönetmeliği uyarınca yeni doğmakta olan uygarlıkların içişlerine müdaheleyi doğru bulmuyorlardır. Bir de bakmışsınız, bizlerin bu yılda yine kendi kendimiz yok etmeden savuşturabilecek miyiz diye, bir yosun tabağında bakteri kültürünü izleyişimiz gibi, merakla ve sabırsızlıkla izliyorlar bizi.