İranlı şair, felsefeci ve bilim adamı Ömer Hayyam'ın rubaileri beni şaşırttı. Gerçekten sorgulama ve asilik böyle bilge insanlar tarafından yapılmalı ki toplumlara öncü olsun. Şarap ve dini kıyasıya ele aldığı dörtlükleri okuyucuyu düşünmeye sevk etmekte çok başarılı.
Yarım somunun var mı? Bir ufak da evin? Kimselerin kulu kölesi değil misin?
Kimsenin sırtından geçindiğinde yok ya?
Keyfine bak: En hoş dünyası olan sensin.
Bu arada birçok şairler kendilerinin söylemekten çekindikleri, yahut kendi adlarıyla inandırıcı olmaz sandıkları şeyleri Hayyam'a söyletmiş, Hayyam'ın ağzıyla kendi içlerini dökmüş olabilirler. Böylece Hayyam bir çok dereleri içip büyüyen, pembe üstüne pembe gele gele kızıllaşmış bir ırmak olmuş. Hemen bütün peygamberlerin başına gelen de bu değil mi? Sözlerini kendi yazmamış, hangi peygamberlerin sözlerine kimsenin bir şeyler katmadığı ileri sürülebilir? Biz daha dün ölen Atatürk'e bile neler söyletiyoruz bugün.