Tıp sektörünün günümüzde ilaç firmalarıyla içli dışlı olmasının getirdiği olumlu-olumsuz bir çok sonuç var. Bunun insan üzerindeki kültürel ve ekonomik etkileri çok büyük. Karatay'ın şifreleri ise bu söylediklerimizden çok öncesini ilgilendiriyor. Sizin ne yediğinizle ilgileniyor. Yediklerimiz ve içtiklerimiz bedenimiz ve ruh sağlığımız için o kadar önemliyken biz bunun ne kadar farkındayız acaba? Kalıtsal diye bildiğimiz hastalıkların aslında aile içinde öğrenilen yeme alışkanlığıyla nesilden nesile aktarılan yanlış beslenme düzeniyle ilişkili olduğunu kaçımız biliyorduk? Bağırsaklarımızın ikinci beyin olarak adlandırıldığını ve burada simbiyotik ilişkimiz olan dost baktarileri korumak için doğal ve sağlıklı beslenmek zorunda olduğumuz gerçeğini kaçımız gözardı etmeden yediğine içtiğine dikkat ediyor? Sağlıklı bir birey olmak kelime anlamıyla "elimizde"... Elimizi her ağzımıza götürdüğümüzde sağlıklı olanı, doğal olanı tercih etmeliyiz.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Günlük telaşın içinde kaçırdığımız, görmezden geldiğimiz, küçük bir mesele olarak gördüğümüz ne varsa hepsinin aslında önem arz ettiğini gösteren bir kitap. Düşüncelerimizin, hareketlerimizin öncelikle kendimizi geliştirmeye yönelik olmasını (içten) ve bunu başarıyla tamamladıktan sonra karşımızdaki kişiyle kuracağımız iletişimin kazan-kazan anlayışıyla şekillendirmeye (dışa) çalışan, bireyden topluma bilinç geliştiren güzel bir eser. Gerçekten her sözümüzün, her hareketimizin etkili olduğu kişilerde ve kurumlarda bu alışkanlıkların bir fark yaratacağına ben inandım.
Çeşitli kuşaklardan oluşan bir ailenin üstün bir gücü vardır. Çocuklar, anne, baba, büyükanne, büyükbaba, halalar, teyzeler, amcalar, dayılar ve kuzenlerden oluşan, karşılıklı bağlılığın olduğu, etkili bir aile, insanların kim olduklarını, nereden geldiklerini ve neyi temsil ettiklerini anlamalarına güçlü bir biçimde katkıda bulunabilir.
Kişisel bütünlük dürüstlüğü içerir, ama ondan öte bir şeydir. Dürüstlük, doğruyu söylemek; bir başka deyişle, sözlerimizi gerçeğe uydurmaktır. Kişisel bütünlük ise, gerçeği sözlerimize uydurmak; bir başka deyişle, verdiğimiz sözleri tutmak ve beklentileri yerine getirmektir. Bu, öncelikle kendine, ama aynı zamanda hayata karşı da kişisel bütünlük sergilemeyi gerektirir.