Şimdi İstanbul'da ne kadar güvercin varsa, belki Paris'te o kadar köpek vardır. Güvercin; bir sevincin, bir yükselişin, bir umudun simgesiyse; köpek, bir yalnızlığın, korkunun, savunma gereğinin Paris'liye yapışık belirtisi olabilir.
Bunalımlarımızdan, O'nun hayatını iyice öğrendiğimiz vakit kurtulacağız. Hiçbir sorun çözümsüz bırakılmamıştı. O, hiçbir güçlük önünde yılgıya düşmemişti. Sürekli umutlu olmuştu.
Elinizi götürünüz kalbinizin olduğu yere. Bomba mı taşıyorsunuz, aşk mı? Yumuşak bir yere mi dokunuyorsunuz, yoksa çok sert bir taş parçasına mı? Ama onun özgörevi çok yumuşak kalmaktı,
Gürbüz sözcükler dolaşmalı içimizde.