Kimin kimsen yok,nereye gideceksin? Dışarıda acımasız bir hayat var ve senin hayat tecrüben yok.Evet, belki cesur olabilirsin ama çocuk yaşta hapise girdiğin için dışarıdaki acımasız dünyayı iyi tanımıyorsun.Şunu unutma kader arkadaşım! Acemi bir kuzu ormanda yalnız başına yaşayamaz.
Şöyle hangi ilim, hangi şiir,hangi aşk,hangi devlet bu manzaradan daha güzel,daha muhteşemdir?buna rağmen burnumuzu kaldırmadan bozuk kaldırımlarda yürüyüp gitmekte devam ediyoruz.Dünyadaki insanların acaba kaç binde biri şu anda başını aya çevirmiştir?
Neden seni bir çiğ damlası gibi
Böylesine titrek, böylesine hassas görmeliyim?
Oysa yorgun kalbim üşürken,
Şimdi donuk gözlerim acıyı taşıyor.
Sen hayran olduğum düşsel kadın,
Bir buz dağı gibi olan kalbin
Bütün insanlara acı çektirmek için mi böyle,
Yoksa sadece senin için yaşayanlara mi?
Eskiden yaşamayı yürekten severdim,
Birçokları gibi fırtınalı yaşadım
Ve şimdi benim için artık hiçbirsey önemli değil,
Çünkü hayatımı bir bardak su gibi çalkaladın.
Günlerim öyle yavaş, öyle sessiz geçiyor ki,sevgilim,
Ve sen çok uzaklardasın,bir o kadar da yakında,
Kalbimin yanında, duygularımın derinliğinde.
Seni tekrar görmeyi, sesini duymayı acı verircesine öyle çok istiyorum ki.
Ama hiçbir şey değişmeyecek:benden öyle uzaktasın ki.
Hem böyle yapıyorum hem de yaptıklarımdan korkuyorum.” diye düşündü. ”Hım… Evet, her şey insanın elindedir. Fakat insan korkaklığı yüzünden çok şeyi kaybedebilir. Gerçek bu. İnsanların en çok neden korktuklarını bilmek isterdim. Onları en çok korkutan şey yeni bir adım atmak, yeni bir söz söylemek…”