Dura Mater, serinin finali olarak beklentiyi doğal olarak yükseltiyor; ancak benim için bu kitap, özellikle ikinci kitaptaki o yoğun heyecanın biraz gerisinde kaldı. Hikâye yine karanlık ve çarpıcı ilerliyor, evet; ama o “wow” etkisini bu kez tam anlamıyla hissedemedim. Finalin bu şekilde sonuçlanması bir bakıma beklendik olsa da, ana karakterlerden Pia için çizilen son içime pek sinmedi. Daha güçlü, daha tatmin edici bir kapanış hak ediyordu gibi geldi.
Yine de kitap, atmosferi ve rahatsız edici gerçekliğiyle akılda kalmayı başarıyor. Ama serinin önceki kitabında yakalanan o yüksek tempo ve heyecan burada yer yer eksik kalmış hissi bırakıyor. Kolay okunan bir kitap değil, ama kesinlikle unutulmayanlardan.
Bazı kitaplar vardır, başlarken sana fısıldar ama bitirirken zihninde yankılanır… Arachnoid Mater tam olarak böyle bir kitaptı benim için.
İtiraf ediyorum, ortalara doğru hikâye biraz ağırlaştı. Sanki bilinçli bir şekilde seni yavaşlatıyor, sabrını ölçüyor gibi… Hatta “acaba bırakmalı mıyım?” dediğim anlar bile oldu. Ama iyi ki olmamışım.
Çünkü sonu… gerçekten nefes kesiciydi. O durağan gibi görünen sayfaların aslında nasıl ince ince örüldüğünü finalde fark ediyorsun. Her detay yerli yerine oturuyor, gerilim bir anda yükseliyor ve kendini sayfaları hızlı hızlı çevirirken buluyorsun. Hatta öyle ki, heyecandan okumakta zorlandığım nadir anlardan birini yaşadım.
Bu kitap bana şunu hatırlattı: Bazı hikâyeler acele edilmek için değil, içine çekilmek için yazılır. Sabreden okurunu ise asla yarı yolda bırakmaz.
Kısacası; biraz sabır, bolca merak ve sonunda unutulmayacak bir final arıyorsanız… kesinlikle şans verin.
177. sayfadayim ve delireceğim. Kitap çok sinir bozucu bir şekilde ilerliyor. Uzun süredir bir kitaba bu kadar sinirlendiğimi hatırlamıyorum. Hastalıklı bir kitap resmen. Bu epstein olayları da tekrar patlak vermişken konunun gerçeklik payi da daha rasyonel bakmaya zorluyor insanı bundan dolayı iyice sinirleri yıpratıyor. Tek istediğim Luna'nin gerçekten iyilesebilecegi yere gitmesi ne kadar bencilce yazılmış bir kitap. Olayların bu şekilde ilerlemesini hiç beğenmedim keşke Vin izini bulsaydi daha mantıklı olurdu diğer karakterlerden çok uzaklasilmamis olurdu kendi icinde bütünlük yok resmen. (Ayrıca bir önceki kitapta gerçek Moranayi oldurmekte saçma bir hareketti.)Devam etmemin tek sebebi seriyi yarım bırakmak istememem!
Kitap genel anlamda okurken iyi hissettiriyor fakat hoşuma gitmeyen kısım yazarın bilindik bir başka serisi ile çok fazla benzerlikler olması. Serinin diğer kitaplarını okur muyum bilemiyorum bir tarafim yarım bırakmak istemiyor ama bir tarafim zaten benzer bir öykü okuduğu için ilgi çekmiyor. Yeşilin kızı Anne zaten uzun bir seri romandı daha farklı bir dönem romanı daha orijinal bir hikayesi olsun isterdim maalesef beklentimin altında kaldı.
Açıkçası bana hitap eden bir kitap olmadı. Anlatımı çok yalın. Karakter beni kendine cekemedi. Bir kitap bitirdiğimde oluşan o buruk sevinci yaşayamadım.