Neden okşamak ve kucaklamak ile gidilecek yere, tekme ve tokatla erişmeyi tercih edenlere değer verelim ki? Gülümsemek dururken kaç çatmayı, sevmek ve barışmak varken küsmek ve kavga etmeyi huy edinenler, zalimlikten gayri neyin peşinde olabilirler?
İyileri tanımak için mutlaka kötülere ihtiyaç olduğu fikrine itibarım yoktur benim. Birilerinin semirmesi için birilerinin de aç kalması gerekmiyor çünkü.
Çoğumuz küçük mutluluklara sıkı sıkı kapatırız benliğimizin kapılarını.Neşeli insanları sulu sayarız. Dertlenecek bir neden bulamayınca bile, hep dertliyizdir genellikle.
Çocukluğumdan beri her koşul altında, her zaman okurum. Yatılı okulda, yorganların battaniyelerin altında, el feneri ile okuduğum olurdu. Yeterince okuyamayınca afyondan yoksun kalmış bir esrarkeş kadar tedirgin olurdum. Kimisi bir iskemleye oturup kitabı masanın üstüne koyar, eline kalem alır, öyle okur. Çünkü okumak entellektüel bir uğraştır onun açısından. benim içinse bir keyif olduğundan, kendimi divanlara atarak, rahat koltuklara gömülerek ya da yatağıma uzanarak okurum.Sağlikliyken de okurum, hastayken de.