Mektup türünün gitgide unutulduğu bir dönem içindeyiz bundan dolayı sanırım, içerisinde bu kadar içten, duygu yüklü mektuplar barındıran bir kitabı okumuş olmak bende derin izler bıraktı.
Her mektup başında Sevgili Dost hitabı ile başlıyor ve bunun nedenini çok güzel açıklıyor.
"Sevgili Dost,
Her defasında bu iki kelime ile başlıyorum mektubuma. Çünkü bu iki kelimeden her biri, gücünü diğerinden alıyor. Sevgili olunmadan dost, dost olunmadan sevgili olunmuyor. Eğer bir ruh beraberliği ise dostluk, iki ruhu bir kılan nedir? Nedir bileşik kaplardaki su seviyesinin sırrı? Demek, 'dost insanın ikinci kendisidir' Demek, sevgi hiç ayırt etmez; sevenle sevilen aynı şeydir."
Kitap bitiminde içimde sorguladığım duygular oldu. İnsanı uçurumdan sürükleyen, yere çakılmasına yahut uçurumdan paraşütle atlamasına, gökyüzünde süzülmesine neden olabilecek her şey kendi elinde.
Duygularına yön vererek neleri kaybedebilir yahut neleri kazanabilir, düşündürüyor..
Güzel bir kitaptı..