Bunk Moreland

Katman Katman Dünyalar ve Kitabın Sonu (Bence)
9/10
·238 syf.··
2026 9. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2026 02:33
Puslu Kıtalar Atlası okurken yazarın bilgi birikiminin oldukça dolu olduğunu size hissettiren kitapların en güzel somut örneklerinden biri olabilir. Günümüze kadar ne yazık ki ulaşamamış tarihi İstanbul yarımadasının betimlemeleri bir kenara dursun yazarın oluşturduğu olayların birbirini izlemesi ve karakterlerin bir esnada birbirlerine dokunması benim çok hoşuma gitti. Eser en başta 'bu kitap nereye gidiyor?' dedirtecek bir şekilde ilerliyorken sonlara doğru 'tamam da sonuç bu mu?' dedirtiyor. Son sayfalarında ise şahsen yaşadığım ters köşe oldukça bana zevk verdi çünkü kitap beklenenin aksine tarihi fantastik bir kurgu kitabından ziyade felsefi bir yapım ve sorgulanan şey varolmak düşünene mi ait düşünülene mi? Kitabın ortalarında biraz kendini belli etse de -Spoiler- sonlarına doğru kitabın aslında adından anlaşılır şekilde puslu katman katman bir olay örgüsü olduğunu görebiliyoruz, yazar sonunu açık bırakmış ki pus dağılmasın. Benim yorumum şöyle olacak: Kitabın sonunda Bünyamin babasının ona verdiği kitap olan Puslu Kıtalar Okyanus'unun son sayfasını açtığında babasının düşleri tarafından oluşturulan bir dünyada oğlu olarak varolduğunu görüyoruz. Bundan öncesinde Uzun İhsan Efendinin onu ve yanındaki döşekte uyuklayan adamı izleyen tüccara şöyle dediğini unutmayalım 'Onu ben düşledim, o da sizin dünyanızı ve sizi düşlüyor' buradan anlamamız gereken şey şu ki dünyalar katmanlardan oluşuyor ve varoluşların sebebi bir hiyerarşik düzene bağlı olmasına rağmen birbirleriyle sıralarından bağımsız bir şekilde ilişkiye girebiliyorlar, örneğin: Düşünün düşü olan Tüccarın, varolmasına sebep olan kişiyi düşünde pencereden görmesi gibi veya Bünyaminin uyandırdığı hancı uyandığında Bünyamini görmemesine rağmen Tüccarın aynı yerde Bünyaminle sohbet etmesini
Edebiyat
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,8bin okunma
Reklam
Türklere bakış açısı ve Essrin kendisi
5/10
·160 syf.··
2025 25. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 25 Aralık 2025 03:25
Türkler ve Eserin Yapısı. Öncelikle Marlowe'un Maltalı Yahudi eserinde ana karakter, genç iyi kalpli biri olan Töreci didaktik yapımın tam tersine, ahlakı bozuk, yaşlı ve kötü olarak lanse edilen bir karakter olan Barabas adlı bir Yahudi. Marlowe Töreci oyunlarda yer alan "Bayan Kibir" ve onun karakter üzerindeki dokunuşları yerine direkt Barabas adlı bir "Bay Kibir" oluşturmuş. Eser, marjinal bir yapı olarak kendine has bir yer kazansa da dönemin İngilteresinde rant sağlamak adına, tarihsel ön yargıları kullanarak Türk ve Yahudi toplumlarını şeytanlaştırmış. Yahudilerin sevilmediği bir dönem olan -tarihte aksini bulmak zordur- Elizabeth İngiltere'sinde oyuncular Yahudi rolleri için gaga burunu takarlar ve karakterleri ailesini katledecek kadar paragöz olarak gösterirlerdi. Peki ya Türkler? Türkler de tarihte Avrupa toplumundan sevgi olarak pek de nasibini alamamıştır. Bu kitapta da bizler için kullanılan klasik tabirler var: Barbar, Tanrıdan korkusu yok vesaire. Eserde bolca Türklere ait negatif söylemler var fakat dikkatinizi çekerim ki bunlar sadece kurgu olarak oluşturulmuş karşıt karakterler tarafından söylenen söylemler değil, tasarlanan Türk karakterlerinden tutun olay akışında Türk karakterin oynadığı role kadar, Türkler ne yazık ki hoş bir perspektifte ele alınmamış aynı zamanda isimleri de hiç tutarlı olmamış. Timur için yazdığı kitapta da Büyük Timurlenk 1-2 Türkler ve Timur için oldukça negatif söylemleri olan yazarın bu kitapta bu söylemlerini görmek beni şaşırtmadı. Dönemi ziyadesiyle Türklerin Rodos'u fethetmesinden tutun, Arap yarımadasındaki kutsal yerleri sahiplenmesine kadar, Elizabeth İngilteresi'nin gözünde Türklerin iyi bir konumu olmadığını tahmin etmek çok da zor olmasa gerek! Eserin kendisi Maltalı Yahudi aslında güzel olsa da yazarın rant sağlama adına
1000Kitap
Maltalı YahudiChristopher Marlowe · İş Bankası Kültür Yayınları · 2016245 okunma
Martin Eden kitabı ve karakteri, kısaca:
10/10
·517 syf.··
Beğendi
·
2025 23. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 22 Aralık 2025 20:26
Jack London'ın bilinen en uzun kitabı olan Martin Eden, yazarın önem arz eden biyografik anılarını da paralel bir biçimde Martin Eden karakteri üzerinden barındırıyor. Bir çok badire atlatan romanın ana karakteri Eden, başta işçi sınıfı kültürü fazlasıyla oluşmamış bir genç olarak önümüze çıkıyor. Kitapta ana karakterin hoşlandığı ve idealize ettiği fikirleri dayattığı karakter olan Ruth'a hoşlanması ile birçok yaşadığı zorluk ve değişim gözler önüne seriliyor. Sosyalist bir yazarın elinden çıkan üstinsan ve bireyci olan Martin Eden, yazarın aslında eleştiri olarak ele alınmasına rağmen fazlasıyla insanlar tarafından benimsenmiş ve yazarın bu eleştirisi gözardı edilmiştir. Martin Eden Jack London
1000Kitap
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,1bin okunma