Cansız harflerin üst üste yığıldığı bir toplu mezar olmuştu zihnim. Insanın söylemek istediklerini söyleyebilmesi nasıl da büyük bir nimetmiş meğer o zaman anladım.
Derinlerde bir yerlerde o çocukça beklentim yatıyordu, bir gün belki bir saat için bile olsa çağıracaktın beni yanına. İşte beni çağırdığında, o bir saatin hayali için, hicbir bağın esaretinde olmamak için her şeyi elimin tersiyle ittim.