Burak Beyhatun

Burak Beyhatun
@Burakbeyhatun
Puan vermedi·224 syf.··
2023 265. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 30 Temmuz 2023 13:45
Hayal kırıklığım tarif edilemez. İlk cilt efsaneydi. Mangakanın Dazai'yi çok iyi özümseyip yansıttığı yerler vardı. Ama son ciltte abartıp suyunu çıkardığı, sinirimi bozan kısımları oldu. Ne güzel de çiziyordun ellerin kırılsın hain mangaka.
Manga
İnsanlığımı Yitirirken - Cilt 3Osamu Dazai · İthaki Yayınları · 2023197 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Dazai'nin İnsanlığa İntikamı: Umut
Puan vermedi·144 syf.··
2023 13. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 13 Ocak 2023 23:25
Bir insan nasıl insanlığını yitirebilir? Bunu hiç düşündünüz mü? Dazai'nin kalbi bir labirent gibi. İnsanlığımı Yitirirken sadece bir anahtar. Bu anahtarla korkunç bir boşluğa giriyorsunuz. Ama yazdığı her kitapla bu labirent aydınlanıyor. Ve sona; yani merkeze ulaştığınızda, sadece bir yabancının portresine ulaşıyorsunuz. Dünyaya, yaşadığı çağa, ülkesine ve elbette kendisine bile yabancı bir insan. Ana karakterimiz 20 yaşındaki "Tarlakuşu" lakaplı bir genç. Kimlik sorunu yaşayan, umutsuz ve bundan daha da kötüsü; kendini bu dünyada fazlalık olarak gören biri. Bir gün kan kusmaya başlar. Ve tedavi için sağlık dojosuna gönderilir. Burada kendisi gibi pek çok insanla tanışır. Dojoda yaşadıklarını arkadaşına yazdığı mektuplar üzerinden takip ediyoruz. Eğer Dazai'nin hayatını biliyorsanız ve diğer kitaplarını okumuşsanız; bu karakterlerin hepsinde Dazai'nin izlerini görebilirsiniz. Yaşadığı dönemdeki sürekli savaş baskısı, korku ve kaygı ile kimliğini yitirmiş, meiji restorasyonu ile soyutlanmış bir feodal toplumdan, modern bir topluma geçmeye çalışan bir ülkede arafta kalmış insanlar. Tarlakuşu yeni bir adam olmak istediği bu Dojoda istediğini elde edebilecek mi? Umut nedir? Ya bu da bir maske ise? Bunu keşfetmeyi sizlere bırakıyorum. Dikkatli bir okursanız Dazai'nin dünya görüşünü, insanlar üzerindeki çözümlemelerini ve kimlik problemini hissedebilirsiniz her sayfada. "Gerçek yüzümü o kadar çok maskeyle gizlemiştim ki o katmanlardan hangisi ne kadar üzgündü ayırt edemez hale gelmiştim." Günün İlk Işıkları 
Edebiyat
Pandora'nın KutusuOsamu Dazai · İthaki Yayınları · 20236bin okunma
Stephen King ve bir dostluk masalı.
Puan vermedi·350 syf.··
2022 403. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 26 Aralık 2022 21:23
Selam sevgili okurlar. Size okuduğum ilk King kitabı hakkında birkaç kelam etmek istedim. Öncelikle yapılan bazı incelemeleri gördüğümde gerçekten anlam veremedim. Olabilir bir kitap size hitap etmeyebilir. Ama bana göre yapılan eleştiriler yüzeysel kalmış. Karakterlerin motivasyonlarının olmadığını söylemek gerçekten gülünç. Bu yüzden elimden geldiğince anlatacağım size, hikaye anlatır gibi. Kızı için yazdığı bir Masal kitabı bu aslında. İçindeki çoğu öğe çocuklar için uygun değil tabi ki, en azından ergenlik çağına girmiş gençlerin okuması daha iyi olur. Bunu kabul ediyorum ve başlıyorum. Hikayemiz Dilean diyarındaki bir krallıkta geçiyor. Kralımız Roland masallarda gördüğümüz Krallar gibi değil. Düşünmeye çalıştığında başının içinde taşlar yuvarlanıyormuş gibi hisseden, güç sarhoşluğu içinde yitip gitmiş bir insan aslında. Zihinsel zayıflığını, fiziksel gücü ile gölgelemiş. Krallık huzurlu ve mutlu bir görünüm sergilese de aslında gölgeler büyümekte. Çünkü sizin de bildiğiniz gibi Güç aldatıcıdır. Sadece demir gibi bir bilek ve iyi bir kalp yetmez. İnsanlar siyah ya da beyaz olarak ayrılamazlar. Gri noktalarımız da var. Ve eğer bir otorite sezgi, zeka ve bilgiye dayalı kararlar ile değil de; güç ile yönetiliyorsa, gölgeler arasındaki bir kukla ustasının ipleri sarabilir bedenini. Bu noktada da hikayemizin diğer kahramanı Flagg tabloya giriyor. Kralın başdanışmanı Flagg. Gizemli bir Sihirbaz. Nereden geldiği ya da yaşı hakkında bile hiçbir bilgi yok. Onun hiçbir gri noktası yok. Saf kötülüğün vücut bulmuş hali. Onu görenler yolunu değiştirir, huzursuzluk kalplerini titretir. (Kendisini King'in birçok hikayesinde görebilirsiniz, küçük bir ipucu vereyim) İnsan kalbindeki karanlığı temsil etmektedir. Rolandın akıl hocası gibi görünür. Oysa yavaş yavaş kötülüğün
Edebiyat
Ejderhanın GözleriStephen King · İnkılap Kitabevi · 2010825 okunma
Güzellik ve Mükemmeliyet Hırsı: Yukio Mişima
Puan vermedi·274 syf.··
2022 209. kitabı
Merhaba. Sevgili Okurlar. İnceleme yazmakta ve sevdiğim eserleri anlatmak konusunda kendimi başarılı bulmasam da, Japon Edebiyatının popülerleşmesine sevindiğim için ben de size en sevdiğim yazarlardan Mişimayı tanıtmak istiyorum. Mişima; kimilerine göre bir dahi, kimilerine göre bir deli, japon edebiyatının rockstarı adeta. Yazdığı kitaplarla, hayatıyla, hayatına son veriş şekliyle, bir çok hareketiyle sansasyon yaratmış bir isim. (Hayatı ilginizi çekerse Damian Flanagan - Yukio Mişima kitabına göz atabilirsiniz. )Beni çeken yanı ise Hiçlik ve Maskeler algısı oldu. Mişimaya göre Mutluluk: başkalarıyla aynı olma isteğidir. Hikayemizin ana kahramanı Mizoguçi ise farklıdır. Kekemelikten muzdariptir. (Ben de bir kekemeyim, çocukluğum bu yüzden cehennem gibi geçti; ama savaştım, üstesinden geldim, en azından baskılamayı öğrendim ve bu yüzden karakterle bağ kurabildim). Doğuştan hassas bünyelidir. Fiziksel açıdan zayıf olsa da hayal gücünü, umut etmek için kullanır. Dışlandığı karanlık dünyaya karşı ellerini açıp beklemeyi seçer. Bir keşiş olmak ister. Babası da bir keşiştir ve Altın Köşk Tapınağının hayaliyle büyür. Onun için nihai hedeftir artık. Babasının ölümü ile Tapınakta yardımcı keşiş olur. "Ey Altın Tapınak! Nihayet yanına gelip de seninle yaşamaya başladım." Eğitim masrafları Başkeşiş tarafından ödenir. Mizoguçi büyüdükçe dış dünyanın yanılsamalarını keşfetmeye başlar. İnsanların kalplerindeki gizleri ve yüzlerindeki maskeleri de. Bir gün üniversitede bir çocukla tanışır. Kaşivagi. O da kusurludur. Yumru ayaklara sahiptir. Yürümekte bile zorluk çeker. Kendi kusuru ile uyum içinde olduğunu keşfeder Kaşivaginin. Ancak farklıdırlar. Mizoguçi kendini bir kurban olarak görür. Kaşivagi ise kusurunu bir silah olarak kullanır. Varolabilmek için. Bu arkadaşlık
Edebiyat
Altın Köşk TapınağıYukio Mişima · Can Yayınları · 2017402 okunma
Boşluk
Puan vermedi·152 syf.··
2022 350. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 08 Kasım 2022 21:44
Yalnızlık nedir? Bunca yıllık edebiyat tarihinde yalnızlığın binlerce tanımı yapıldı. Üzerine şiirler yazıldı. Felsefede sorgulandı. Tarif edilemez bir boşluk, duygularını paylaşacak kimsenin olmaması, izole bir hayat, bazen de sosyal bir hayat içinde izole bir dünya yaratmak vb. Peki ya Yabancılaşmak nedir? E. M. Cioranın tanımı gibi "Nereye gidersem gideyim aynı ait olmama, boşunalık duygusu". İnsanlığımı Yitirirken sadece bir intihar mektubu değildi, bir başkaldırıydı. Yaşadığı çağa, ailesine, insanlara ve maskelerine. En çok da kendi maskelerine. Bu kitaptaki öykülerinden Dazainin adımlarını takip edebilirsiniz. Onu anlayabilmek için altın niteliğinde. Hiç bir insan kendini hayal kırıklığı olduğunu hissetmemeli. Her şey için. Bu çok yıkıcı bir duygu. Bunu sadece yaşayan anlar. "Doğduğum için affedin beni." Bu cümledeki kabullenişin nasıl hüzünlü olduğunu hayal dahi edemezseniz. Kendi hayatımla da bağdaştırabildiğim için Dazai benim için bir deniz feneri gibidir. Bu hisleri gerçekten hisseden insanlar olduğunu bilmek, görmek. Şuji'yi sadece bir kitapla tanıyamazsınız. Mor Bir Serserinin Gezi Notları ve Batan Güneş kitaplarını da tavsiye ederim.
Edebiyat
Günün İlk Işıkları Osamu Dazai · Olvido Yayınları · 2022820 okunma