Yüz milyonluk bir halk toplukluğunun çoğunluğunun kaba, tembel, sarhoş, cahil, zalim ve ahlaken düşkün olduğu doğrudur, malesef hayvan gibi yaşamaktadırlar. Fakat, eğitim görmemiş, aydınlatılmamış ve yetiştirilmemiş olan onlarca insanı bundan sorumlu tutmak ne kadr doğru mudur? Hiç şüphesiz bu bir millet için en büyük felakettir. Fakat bu felaketin gerçek sebebi ve sorumlusu yine bizleriz.
Bizim suçumuz onların suçunun çok çok üstündedir. Belki on kat daha fazladır. Biz her nasılsa özel bir eğitim gördük. Bunun sayesinde bir takım haklara sahip olduk, büyük makamlara ve memuriyetlere geçtik. Fakat ondan sonra ne yaptık? Ne yapacağız? Uyuduk: Evet, sadece uyuduk!
Kelime bilimi olarak baktığımızda, anlamak "an" fiilinden gelir. Fiil olarak "an" hatırlamayı, isim olarak ise zamanın en küçük parçasını ifade eder. Anlayan insan kendini, varoluş amacını hatırlayan insandır.Anlayan insan yaşadığı "an" ın hakkını veren insandır. Anlayan insan olayların ve eşyanın özünü kavrayan insandır. İnsanı anlayan insan, ilişkilerde anılan, hatırlanan insandır.