Fakat bu da geçecekti; "elbette buna da alışırım", diyordu. "İnsan nelere alışmaz ki..." Zaten hayat dediğimiz bu kapalı dairenin asıl mucizesi, bu alışmak değil miydi?
Şimdi silâhları değişti dedim ya, misal mi istersin, bak eskiden beyinleri taşla ezip yok ediyorlardı, şimdi yalan dolan bilgilerle doldurup yok ediyorlar. Beyinlere hâkim olduktan sonra, bedenlerimizi kullanıyorlar. Çünkü onlara çalışacak işçi lâzım, köle lâzım.
Mahmut Necmettin derdi ki; insan kendi tarihini, kültürünü iyi bilmeli, çünkü bütün hayatında onun yolunu çizecek olan bunlardır... Yahut da bilmezsen, bir başka taraflara sürüklenir, gidersin. Sürüklenirsin, temel olmayınca.