Burcu Akalın

Burcu Akalın
@Burcuakalin
İnstagram burcuakalin_
Puan vermedi·400 syf.··
Beğendi
·
2024 5. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2024 09:26
"Nasıl Dayandım? Nasıl dayandık, bir yudum su boğazımıza durup bizi boğmadan akarken?" diyor Tantûralı Rukayye. 1948 ve sonrasında yaşananlar için söylese de bugüne, bugünün insanına sesleniş gibi bu satırlar. Tantûra, Filistin 'in Hayfa iline bağlı bir sahil köyü. 21 Mayıs 1948' de işgal ediliyor. Köy halkının çoğunluğu katledilip, geriye kalanlar topraklarından zorla sürülüyor.Filistin davasına bağlı Mısırlı akademisyen ve yazar Radvâ Aşûr, bir kadının gözünden topraklarından sürülmüş, göçe zorlanmış, katledilmiş Filistin halkının yaşadıklarını anlatıyor. 1948 Filistin işgalinden önce başlayıp 2009 yılına kadar yaşananları aktaran bir tarihi roman. Rukayye, oğlu Hasan 'ın isteği üzerine hayatını yazmaya başlar. Rukayye' nin 'ömrünün geçen seneler boyunca biriktirdiklerine çözemediği yumaklara' kaygılara korkulara, travmalarına, bekleyişlerine, kayıplarına, bir sabah uyandığında gözlerini mülteciliğe açmanın ne demek olduğuna tanıklık ediyoruz. Hikâye her ne kadar Rukayye 'nin gözünden ilerlese de, "Başkalarının hayatlarıyla iç içe geçmiş olan bir ömrün hikâyesi bütünüyle nasıl anlatılır?" der Rukayye ve metinde devreye diğer karakterlerin anıları girer. Rukayye' nin sahip olamayacağı anıları aktarırlar. Onların tanıklığını okuruz. Ve hiç karşılaşmadıkları halde ortak hikayelerin aktarımı.Bu açıdan iç içe geçen anılar, çok seslilik hakim. Anılar üzerine inşa edilmiş bir metin. "Yazmak beni öldürecek" der Rukayye. Yer yer tıkanır. Yaşadığı acıları kelimelere dökemediğini söyler. 'Cümle düğümlenir, ses tıkanır' ve onun düğümlendiği yerde okur da düğümlenir.Yazar, hayali kahramanlar üzerinden yaşanan acılara, kayıplara yer verse de tarihi kişilikler, siyasi olaylar, adı geçen katliamlar, yerler, mekânlar, yaşananlar gerçek. Beyrut olayları, Lübnan iç savaşı, Tantûra
Edebiyat & Roman
Tanturalı KadınRadva Aşur · Ketebe Yayınevi · 2025751 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·480 syf.··
2024 3. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 03 Mart 2024 21:46
İnsan yeni kurulmuş bir kasabada işlenen bir cinayeti nasıl anlatır? Ruhun katli diye mi? Nereden başlar insan? Tıpkı bu satırlar gibi ben de cümlelerimi toparlamakta, Kan Çiçekleri 'ni nereden anlatmaya başlayacağım konusunda zorlandım. Ilmorog, Kenya' nın kuraklığa, kendi kaderine terkedilmiş yalnız, ücra bir köyü.Ilmorog düzlüklerinin ortak nedenler sebebiyle bir araya getirdiği, birleştirdiği dört yabancı.Dört yaralı yürek.Kitabın arka kapağını okumadan önce karakterlere Ilmorog 'un "tutunamayanları" demiştim. Aynı ifade arka kapak yazısında da yer alıyor.Abdulla, Wanja, Munira ve Karega. Yoksulluğun ve kuraklığın vurduğu bu çorak topraklara neden geldi? İnsan neden gelir ki buraya?Yazar, işlenen bir cinayetin gölgesinde sıklıkla ve ustalıkla uyguladığı flashback tekniği ile karakterlerin geçmişine, anılarına giderek bu soruların peşinden sürüklüyor okuyucusunu. Kan Çiçekleri, yazardan okuduğum ikinci kitap. İlk olarak Aradaki Nehir kitabını okudum. Aradaki Nehir, bağımsızlık öncesi dönemde geçerken Kan Çiçekleri, Kenya 'nın bağımsızlık sonrası dönemde geçer. Ilmorog' un 'terkedilmiş, unutulmuş bir köyden giderek büyüyen, taştan demirden, betondan' oluşan dönüşümüne, bu dönüşümle birlikte karakterlerin içsel yolculuklarının, çatışmalarının yaşama uğraşlarının, sömürgecilik ve kapitalizm ile mekânla yeniden yapılandığına tanıklık ediyor okuyucu.Yazar, bir kitapta mekân karakterlerle nasıl bütünleşip onlar gibi değişime uğrar, bunu edebi olarak çok güçlü bir şekilde yansıtıyor. Munira 'nın hapishane notlarıyla 12 yıl öncesine giderken yer yer kahraman bakış açısıyla yazarın bakış açısı birleşiyor. Olay örgüsü ve karakterleri harekete geçiren şey zaman ve mekân faktörü.Bağımsızlık sonrası inşa edilen bir toplumun tutunamayanları olarak yer alan karakterlerin
Edebiyat & Roman
Kan ÇiçekleriNgugi Wa Thiongo · Ayrıntı Yayınları · 201963 okunma
Nazlı Kar
Puan vermedi·840 syf.··
2024 2. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 17 Ocak 2024 10:29
Modern Japon edebiyatının en önemli yazarlarından biridir Tanizaki. 1964 'te Amerikan Sanat ve Edebiyat Akademisi' ne şeref üyesi seçilen ilk Japon yazar. Eserleri iki ana temaya ayrılıyor. Cinselliği ele aldığı ve kültürel olarak japonya 'yı ele aldığı, Batı kavramlarının Japonya' ya etkisini işlediği metinler. Nazlı Kar ikinci kategoriye giren bir metin.1943'te bir dergide tefrika olarak yayımlanır ancak savaş yılları olması ve hükümet baskısı nedeniyle 1948 'te 3 cilt olarak yayımlanmaya başlanır. Kitabın orijinal adı Sasameyuki, çisildeyerek yağan kar anlamına gelir ancak kitapta hiç kar sahnesi yok. Peki yazar neden bu ismi seçer? Ön sözde de belirtildiği gibi, klasik Japon şiirinde Kiraz çiçeklerinin dallarından dökülmesi kar yağışına benzetilir. Ve bu benzetme benim çok hoşuma gidiyor. Japon kültüründe kiraz çiçekleri, hüznü, ölümü, yitip giden zamanı, hayatın geçiciliğini, temsil eder.Bu geçicilik metnin temalarından biri. Bunu en iyi anlatan cümlelerden bazıları, "Japon şiirinde kiraz çiçeklerine dair yüzlerce, binlerce şiir söylenmişti... Eskiler çiçeklerin açmasını sabırsızlıkla bekler... dalından düşüp giden çiçeklere hüzünlenirdi... defalarca, tekrar tekrar aynı şeyleri dillendiren sayısız şiir yazılmıştı." "Yavaş yavaş gün batarken düşen kiraz çiçekleriyle birlikte yitip giden zamana duyulan hüznün en çok hissedildiği akşam alacası..." Yuki, japonca 'da kar anlamına geldiği için kitabın ismi ana kahramanlardan biri olan Yukiko 'yu temsil eder. Tanizaki, romanın ana kahramanları olan dört kız kardeşi eşinin ailesinden esinlenerek oluşturur. Yazarın kendisinden de haliyle esintiler mevcut. İkinci kız kardeş SachikoTanizaki' nin eşini, Sachiko 'nun eşi Teisonuke yazarın kendisini temsil eder.İhtişamlı zamanlarını 1920' lerin başlarına kadar sürdürmüş
Edebiyat
Nazlı KarCuniçiro Tanizaki · Can Yayınları · 2021271 okunma
9/10
·672 syf.··
Beğendi
·
2024 1. kitabı
Manzoni, İtalyan edebiyatının en önemli yazarlarından biridir. Aydınlanmacılığın gerçekçilik ve akıllcılık ilkelerine bağlı romantizm akımının temsilcilerinden. İncelemiş olduğum bir çalışmada, şu cümlelerle ifade ediliyor :"Aydınlanmacı olmaktan çok dinine bağlı bir romantik hem de gerçekçilik ve akıllcılıktan ayrılmayan bir Aydınlanmacı." Yazarın bu edebi kişiliğini şekillendiren çevre, aile yaşantısı ve dönem. Yaşadığı dönemde Aydınlanmacıların tarihe bakış açısıyla Manzoni 'nin bakış açısı farklı bir noktada. Manzoni' ye göre tarih, gerçekleri yansıtması bakımından önemli.Sadece kazananların, güçlülerin yazıldığı bir tarih anlayışını kabul etmez. Verilen mücadelelerde güçsüz, yoksul, kaybeden ya da kazanana bakılmasızın her insanın tarihe katkı sağladığını, bu şekilde tarih yazıldığığında gerçekleri yansıttığını savunur. Oysa yaşadığı dönemde soylular aynı düşüncede değiller.İşte yazar halkın çabasını hiçe sayan, güçlü kişilerin tarih yazdığını savunan aristokrat tarih anlayışını Nişanlılar romanıyla yıkar. Peki Manzoni bunu Nişanlılar 'da nasıl yapar? İtalyan edebiyatında ilk kez roman kahramanlarını soylulardan değil halktan seçerek, gerçek tarihi olayları seçmiş olduğu karakterle harmanlayarak yapar. 17.yüzyılda Renzo ve Lucia adlı iki yoksul gencin aşkını, bir türlü evlenememe hikayesini anlatan Nişanlılar, yüzeyde bir aşk romanı gibi görülse de bundan çok daha fazlasını içeren şahane bir roman. Yoksulların, ezilenlerin güçlüler tarafından zorbalığa uğrayanların ana kahraman olduğu romanda, iki gencin aşklarının çevresinde halkın yaşadığı zorlukları, baskıları, toplumsal düzeni, hukuk sistemini, yönetim şeklini eleştirir. Halkı tanımayan soylulara onları tanıtmak amacıyla da yazılan Nişanlılar, ilk tarihi roman aynı zamanda. Romanın bir diğer önemi, İtalya'nın
Edebiyat
NişanlılarAlessandro Manzoni · İletişim Yayınları · 2021350 okunma