Nazlı Kar

9,5/10  (2 Oy) · 
3 okunma  · 
2 beğeni  · 
418 gösterim
Japon şiirinde kiraz çiçeklerine dair yüzlerce, binlerce şiir söylenmişti… Eskiler çiçeklerin açmasını sabırsızlıkla bekler… dalından düşüp giden çiçeklere hüzünlenirdi… defalarca, tekrar tekrar aynı şeyleri dillendiren sayısız şiir yazılmıştı… Sachiko küçük bir kızken, bu şiirler ona çok sıradan gelir, pek duygulanmadan okuyup geçerdi. Yıllar geçip yaşı ilerledikçe eski zamanlarda yaşamış bu insanların sadece hoş ve zarif bir söz söyleme kaygısında olmadığını fark etmişti. Kirazların çiçek açmasını nasıl özlemle beklediklerini… sonra en görkemli zamanlarında dökülüp giden çiçeklerin yarattığı hüznü… Sachiko da ruhunun derinliklerinde hissetmeye başlamıştı.

Nazlı Kar bir döneme, farklı bir coğrafyaya, Japon algısına, kültürüne bir yolculuk gibi... Dört kız kardeşin odağında gelişen bir "kadın romanı". Yazar, satırlarında gelenek ve modernlik, Doğu ve Batı kavramlarını sorgularken okuyucusunu da kendisine katılmaya davet ediyor. Kitap adını, Japon şiirindeki bir söz sanatından alıyor. Kiraz çiçeklerinin baharda dallarından dökülmesini kar zannetmek… Kitabın kurgusu da bu imgeye uygun bir biçimde mevsimlerin döngüsünü aktarıyor, zamanın geçişine duyulan hüznü bize ulaştırıyor.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Aralık 2015
  • Sayfa Sayısı:
    840
  • ISBN:
    9789750727221
  • Çeviri:
    Esin Esen
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
@kitaplarlakeyif 
12 Mar 18:37 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Ocak ayında başlayıp, Şubat ayında bitirdiğim harika bir kitap Nazlı Kar, Japon kadınının dönemsel değişiminin anlatıldığı bu kitabı, bir kadın kitabı olarak da nitelendirebiliriz.
Kitapta kar sahnesi hiç yok çünkü kitap adını, Japon şiirindeki bir söz sanatından alıyor. Kiraz çiçeklerinin baharda dallarından dökülmesini kar zannetmek. Japon kültüründe kiraz çiçeği geçiciliğin sembolü ve geçicilik düşüncesi kitabın ana temalarından biri.
Roman soylu olmayan ama varlıklı bir Japon ailesine mensup dört kız kardeşin babalarının ölümünden sonra 1936 ile 1941 yılları arasındaki yaşadıkları çerçevesinde; dönemin toplum yapısını, Japon kadınını, kadın erkek ilişkilerini, gelenekleri,Doğu-Batı, gelenek ve modernlik arasındaki fark ana temalarını işlerken, insanlara dair gözlemleri yansıtıyor. Bir başka önemli teması ise Osaka ve Tokyo arasındaki kültür farkı.

Evlenme yaşı gelmiş geçmiş kardeşlerden birinin elbirliği ile evlendirilme çabaları çerçevesinde; Japon tarihindeki önemli olayları, gelenekleri, Osaka ile Tokyo arasındaki lehçe farkını, yaşanan doğal afetleri, siyasi değişimleri, inançları, sanata olan düşkünlüklerini, kişiler arasındaki ilişkilerin ölçülülüğünü, yemek kültürlerini (canlı canlı deniz ürünü yemeleri), hastalıklara bakış açılarını ve daha pek çok şeyi öğreniyoruz okurken.

Japon aile yapısının özellikle evlilik ile ilgili kısımları geleneksel Türk aile yapısı ile hemen hemen aynı. Mesela büyük evlenmeden küçük kardeş evlenemiyor. Görücü usülü orada da hakim.

Evet sayfa sayısı çok bir kitap ama kendisine ayrılan zamanı fazlası ile hak ediyor ve çeviri muhteşem. Harika bir dönem kitabı.