·
Okunma
·
Beğeni
·
1284
Gösterim
Adı:
Sazende Şunkin
Baskı tarihi:
Şubat 2011
Sayfa sayısı:
224
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750712760
Kitabın türü:
Çeviri:
Oğuz Baykara
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
XX. yüzyıl edebiyatının en büyük yazarlarından Tanizaki, kendine özgü tekniği ve tuhaf atmosferi ile Japon ruhunu büyük bir başarıyla anlatır. Daha önce Çılgın Bir İhtiyarın Güncesi adlı romanını yayımladığımız Cuniçiro Tanizaki, Japon edebiyatının büyük ustalarından biri. Öykü ve romanlarında Japon geleneklerinden esinlenen, ama bunları insanın evrensel sorunlarıyla bütünleştirerek edebiyat tarihini derinden etkileyen metinler çıkaran Tanizaki, okuru alışkanlıklarının dışına çıkmaya davet ediyor: Büyük bilge Konfüçyüs'ü alt eden zalim kraliçe, müşterilerine korkunç acılar yaşatan usta dövmeci, oyun sırasında arkadaşlarını yaralamaktan zevk alan küçük çocuk, kendisine eziyet eden sevgilisi uğruna kendi gözlerini kör eden romantik âşık... Tanizaki'nin anlatımı gerçekçi ve alabildiğine yalın, buna karşılık öykülerin hepsinde hafif bir gerçeküstü gerilim var. Doğu'nun sessiz dış görünüşüne karşılık kaynayan bir iç dünya. Hareketsiz bedenin karşısında çığlıklar atan bir ruh... İnanılmaz bir edebî zenginlik. Tanizaki'nin öyküleri, sıkı edebiyat okurlarının da, gençlerin de ilgisini çekebilecek nitelikte. (Tanıtım Bülteninden)
224 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Galiba hayatımda karşılaştığım en ilginç hikâye kitabını okudum. Cuniçiro Tanizaki'nin 1933'de yazdığı bu eserin bu kadar şaşırtıcı olabilmesini neye bağlamak gerekir, gerçekten bilmiyorum. Çevirmen Oğuz Baykara, Sunuş yazısında Tanizaki için "gelmiş geçmiş bütün Japon yazarlar arasında edebiyatı "ölüm"den ve "öğretiler"den bağımsız olarak beş duyuyla kavrayan tek yazar" şeklinde bahsediyor. Ben de bu ilginç yazar hakkında bu sunuştan bilgiler vereyim:

Tanizaki 55 yıl boyunca yazmış, geriye 28 ciltte toplanan roman, öykü, deneme, makale ve şiirler bırakmış. Tanizaki yazı yazmaktan sağ kolu felç olduğu zaman bile yazmaya devam etmiş, hatta yazamadığı zamanlar romanları sözlü olarak yazdırmış. Yazarın edebiyat hayatı kabaca ikiye ayrılıyor; batıya duyduğu derin hayranlık ve ardından Japon kültürüne yönelik sadakat dönemi. Bu kitabın da dahil olduğu ilk dönem eserlerinde sapık, şeytani cinsel duyguları işlediği düşünülüyor; ancak Baykara yine beş duyunun altını çizerek aslında yazarın insanı insan yapan bütün erdem ve kusurları hiç birşeyi inkâr etmeden paylaştığını söylüyor.

Kitaptaki beş hikâye de birbirinden ilginç. İlk hikâyede "müşteri"lerine eziyet etmekten hoşlanan bir dövme sanatçısını okurken, "Kirin "adlı ikinci hikâyede Konfüçyüs'ün "isterdim insanoğlu aklı mantığı bile/ ama serde kadın var, mantık bile nafile" sözlerinin bir anlamda hikâyesi anlatılıyor. Kitapta en sevdiğim öykü olan "Çocuklar" gerçekten irkiltici bir çocuk oyunları hikâyesi. Bir hikâye kitabının içerisine roman sığabilir mi, böyle birşey mümkün mü derseniz, kitaba adını da veren "Sazende Şunkin" kesinlikle bunu başarıyor: burada Şunkin adında bir kadın müzik hocasının ve onun hem sevdiği hem de öğrencisi olan Sasuke'nin hayatını öğreniyor, ve bu hikâye - roman sürerken hem anlatıcımızın yönlendirmeleriyle karakterlerimizi tanıyor, hem de anlatıcımızla beraber Şunkin'in Yaşamöyküsü adlı biyografiden bölümler okuyoruz; böylece biz de iç içe geçmiş iki biyografi okuyoruz aslında. Son hikâyemiz "Ağzının Tadını Bilenler Kulübü" ise hakikaten şok edici bir final olarak sona erdiriyor kitabı: bu sefer tek dertleri sürekli en güzel yemekleri yemek olan beş kişilik Ağzının Tadını Bilenler Kulübünün başkanının bir gecelik inanılmaz Çin yemeği keşfini okuyoruz...burada çevirmen Baykara'nın yazardan neden beş duyuyla hissettiklerini anlatan bir yazar olarak söz ettiğini daha iyi anlıyoruz...gerçekten şaşırtıcı, çok ilginç bir hikâye.

Neredeyse bütün hikâyelere yayılan sadistçe davranışlar; karşındakine boyun eğdirme, ona eziyet etme, kendisine yapılan eziyete tahammül gösterme ve giderek onu benimseyerek sevme gibi temaların hepsi yazarın cinselliğe odaklanmış ilk dönem hikâyelerinin bir örneği olmalı. "Çocuklar " adlı hikâyede bana göre en güzel örneğini görüyoruz bu temanın; yazar bu heyecanlı, ilginç çocukları ve onların acımasızlıklarını bu acımasızlıktan haz alma, onu sanata dönüştürme ya da bir sanat eserinden alınan lezzete benzer bir şekilde deneyimleme tarzında sunuyor bize, bunu sadece bu hikâyede değil, kitaptaki diğer hikâyelerde de yapıyor, zaten Sazende Şunkin adlı öykü aslında tamamen bu eziyeti, eziyeti sevmeyi, hissedilen tutku uğruna herşeyden vazgeçebilmeyi anlatıyor; bütün hikâyeler tutku nesneleri değişse bile hislerin herşey demek olduğu bir dünya resmediyor bize: burada hislerin ve tutkuların bedelleri var; ama itiraz etmek, karşı çıkmak yasak...

Sazende Şunkin'i edebiyat seven herkese öneriyorum.
224 syf.
·3 günde·8/10
"... insanlar sahip olduklarıyla mutlu olmasını bilmiyorlar aksine mutsuz oluyorlar."

Haruki Murakami'den sonra Japon yazarlarına karşı bir önyargı içersine girmiştim, bu yazar o önyargılarımı yıktı. İlginç, insanı sarsan öykülere sahip ancak neden bu kadar az tanınmış bir yazar, anlayamadım...

Kitaptan bahsedecek olursak içerisinde beş tane hikâye var.
1. Dövme
2. Kirin
3. Çocuklar
4. Sazende Şunkin
5. Ağzının Tadını Bilenler Kulübü

Aralarından en beğendiğim 'Sazende Şunkin' hikayesi oldu. Şunkin, yetenekli ve bir o kadar güzel olan bir müzisyen. Ancak gözlerini küçük yaşta kaybediyor ve derin bir karanlık içerisine gömülüyor. Bu durum onu durdurmak yerine müzikte ilerlemesine sebep olan etkenlerden birisi. Bu garip kadının güçlü duruşuna saygı duyarken, öğrencilere ve Sasuke'ye davranışını okudukça sinirlerim tepeme çıktı. Bir insan nasıl bu kadar gaddar ve duygusuz olabilir? Ayrıca daha ne kadar bencil olabilir dedikçe Şunkin beni şaşırtmaya devam etti. Hikayede ki diğer ilginç karakter Sasuke... Bir adam bir kadını ancak bu kadar sevebilir ve saygı duyabilir. Şunkin için gözlerini kör eden Sasuke daha ne kadar ileri gidebilir ki zaten? Onun bu saplantılı sevgisine anlam veremedim. Hastalık boyutunda olduğunu düşünüyorum.

Dövme, hikayesi etkileyici ancak üzerine uzun uzun düşünülecek bir hikaye değil. Kirin, klasik bir hikayeydi.
Ancak Çocuklar ve Ağzının Tadını Bilenler Kulübü hikâyeleri beni şaşkınlığa uğrattı.

Tanizaki'ye bir soru sorma hakkım olsaydı, bu iki hikayeyi neler düşünerek ve nasıl bir ruh hali içerisinde yazdığını sorardım.

Öykü okumayı seviyorsanız, bu kitaba bir şans verebilirsiniz. Sizi şaşırtacak ve ilginizi çekecek öyküleri var Tanizaki'nin
224 syf.
·7 günde·Beğendi·9/10
Japon edebiyatından içinde uzun öykülerin bulunduğu mükemmel bir eser.Özellikle kitaba ismini veren sazende şunkin öyküsü çok etkileyici.Aşk,sadakat,sadistlik derecesine varan bir bağlılık ve davranışlar bütünü ile sonunda yapılan o anlatılmaz fedakarlık o dönemin kültürüyle çok güzel işlenmiş.Tavsiye edilir.
224 syf.
·8 günde·8/10
Bu kitap Japon edebiyatından okumuş olduğum dördüncü kitap oldu ve Japon edebiyatına ilgim daha da arttı. Uzakdoğunun kendine has havasını fazlasıyla hissettiriyor kitap.

Kitapta Dövme, Kirin, Çocuklar, Sazende Şunkin ve Ağzının Tadını Bilenler Kulübü olmak üzere beş hikaye bulunmakta. Ağzının Tadını Bilenler Kulübü dışındaki  hikayelerin genel olarak teması sadomazoşizm olarak tanımlanabilir. Ağzının Tadını Bilenler Kulübü ise yemek yeme zevkinin nerelere gidebileceğini anlatan ve son hikaye olarak bu kadar sadomazoşist hikayeden sonra insanı meraklandırıp, geren bir yapıda. Bence iyi bir senaristin elinde çok acayip yerlere giden derinlikli bir gerilim filmi olabilir.

Kitap, insana yeri gelince çocukların bile aslında şiddete ne kadar eğilimli olabileceğini sorgulatıyor. Kitabı okumadım ama konusunu bildiğim kadarıyla Sineklerin Tanrısı akıllara gelebilir. Bundan dolayı dünyadaki en tehlikeli canlı insan derken sanırım bir abartı olmadığı malumdur. Kitabı değişik bir şeyler okumak isteyenlere tavsiye ederim ama sadomazoşizm deyince günümüz kan revan filmleri tadında bir şey beklemeyin. Okunamayacak kadar rahatsız edici bir yanı yok hikayelerin.

Bu kitaptan dolayı sadomazoşizmi biraz araştırınca isim babalarının da iki edebiyatçı olduğunu gördüm. Fransız yazar Marquis de Sade ve Avusturyalı yazar Leopold von Sacher-Masoch Özellikle de Kürklü Venüs kitabı mazoşizmin başyapıtı olarak görülüyormuş.
224 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
Kimseye açılmayan düşünceler,zevkler ve korkular. Hani insanı içten içe tüketen ve onu boş bir kabuk haline getiren o sarmal hisler..Cuniçiro Tanizaki kabullenmesi hatta söylenmesi çetrefilli olan sayfaları çevirtiyor bize.
.
Sazende Şunkin ‘kör’ü körüne bağlılığa, Çocuklar oyun tanımına ve bu konuda ne kadar ileri gidilebileceğine,Kirin bir kadının hangi sınırları aşabileceğine,Dövme bir bedenin mükemmelleştirilmesine,Ağzının tadını bilenler kulübü ise lezzet uğruna neler yapılabileceğine odaklanıyor.
Aslında bu beş öyküde Tanizaki yine insanı teninden soyuyor, saf bir varoluş var bu öykülerde. İğreniyorsunuz ama devam ediyorsunuz, aklınız almıyor ama bir yanınız bunun mümkünlüğünün farkında.
Sonuç olarak kaçamıyorsunuz.
.
Çeviri Oğuz Baykara’ya (ki kendisinin diğer çalışmaları da merak etmekteyim) emanet,kapak resmi ise Yumii Sugama’ya ait.
224 syf.
İçinde Tanizaki'nin çeşitli hikayelerini barındıran hoş bir derleme olmuş. Japon edebiyatına ilgi duyan herkese tavsiye edilir, tabi Japon Edebiyatı gibi köklü bir edebiyata ilgi duyan birinin önceliğinde bu kitaptan önce başka kitaplara ilgi duyması da tavsiye edilir, Tanizaki'nin diğer kitaplarını okuyun, tarzını anlayın, sonra gelin "Bu adamın her kitabında aynı tat var yaaa" diye muhabbet edelim :)
224 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Bu kitap kimi uzun kimi kısa, beş adet öyküden oluşmakta ve içlerindeki en uzun ve benimde en beğendiğim öykü olan Sazende Şunkin kitaba ismini vermekte. Bana kalırsa Sazende Şunkin roman olarak basılabilirmiş çünkü hem sayfa sayısı hemde içerik olarak öyküden çok roman havasındaydı.

Diğer öykülerin isimleri de şu şekilde: Dövme, Kirin, Çocuklar, Ağzının Tadını Bilenler Kulübü.

Kitapta ki tüm hikayelerin uzak doğu kültürünü fazlasıyla yansıttığını, içeriklerinde garip olaylar ve gerilimler barındırdıklarını söyleyebilirim. Eziyete katlanan, alışan ve zamanla eziyet edeni seven, sadist, mazoşist eğilimli karakterler oldukça fazlaydı. Kirin isimli öykü Konfüçyüsü anlatan masal tadında bir öyküydü. Çocuklar isimli öykü ise çocukların içinde ki suça meyilli karanlık tarafı anlatmaktaydı. En absürd ve bence en eğlenceli öykü, son öykü olan Ağzının Tadını Bilenler Kulübü idi. Sıkıldığım yada beğenmediğim öykü olmadı içlerinde. Hatta kitabın bitmesine üzüldüm bile.
"Bilge Konfüçyüs’ten günah ve kötülükleri yenmenin yollarını öğrendim ama güzel kadınlardan kendimi koruma sanatını henüz öğrenemedim...”

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sazende Şunkin
Baskı tarihi:
Şubat 2011
Sayfa sayısı:
224
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750712760
Kitabın türü:
Çeviri:
Oğuz Baykara
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
XX. yüzyıl edebiyatının en büyük yazarlarından Tanizaki, kendine özgü tekniği ve tuhaf atmosferi ile Japon ruhunu büyük bir başarıyla anlatır. Daha önce Çılgın Bir İhtiyarın Güncesi adlı romanını yayımladığımız Cuniçiro Tanizaki, Japon edebiyatının büyük ustalarından biri. Öykü ve romanlarında Japon geleneklerinden esinlenen, ama bunları insanın evrensel sorunlarıyla bütünleştirerek edebiyat tarihini derinden etkileyen metinler çıkaran Tanizaki, okuru alışkanlıklarının dışına çıkmaya davet ediyor: Büyük bilge Konfüçyüs'ü alt eden zalim kraliçe, müşterilerine korkunç acılar yaşatan usta dövmeci, oyun sırasında arkadaşlarını yaralamaktan zevk alan küçük çocuk, kendisine eziyet eden sevgilisi uğruna kendi gözlerini kör eden romantik âşık... Tanizaki'nin anlatımı gerçekçi ve alabildiğine yalın, buna karşılık öykülerin hepsinde hafif bir gerçeküstü gerilim var. Doğu'nun sessiz dış görünüşüne karşılık kaynayan bir iç dünya. Hareketsiz bedenin karşısında çığlıklar atan bir ruh... İnanılmaz bir edebî zenginlik. Tanizaki'nin öyküleri, sıkı edebiyat okurlarının da, gençlerin de ilgisini çekebilecek nitelikte. (Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 51 okur

  • Serkan
  • Ayça
  • erhan üzümcü
  • Tuğçe KURT
  • Esas Adam
  • Semanur
  • Mustafa Bircan
  • 3. Tekil Şahıs
  • Gülcan Sertdemir Saray
  • OKURGEZER

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%12.5 (3)
9
%20.8 (5)
8
%33.3 (8)
7
%12.5 (3)
6
%12.5 (3)
5
%0
4
%8.3 (2)
3
%0
2
%0
1
%0