Mazoşist Edebiyatın Başyapıtı

Kürklü Venüs

Leopold von Sacher-Masoch
Tahmini Okuma Süresi:
6 sa. 43 dk.
Sayfa Sayısı:
237
Basım Tarihi:
Mayıs 2005
İlk Yayın Tarihi:
1974
Yayınevi:
Chiviyazıları Yayınevi / Littera
Orijinal Adı:
Venüs im Pelz
ISBN:
9789758086955
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Sıralamalar
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·189 syf.··
Beğendi
·
2016 121. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 03 Aralık 2016 11:17
Ah evet Kürklü Venüs. Hani şu kendi içinde meşhur kitap. Ama kimsenin okumaya nedense yanaşmadığı bir kitap. Bu durum beni kitaba daha da çok yaklaştırmıştı. Yapım sebebiyle kenarda köşede olan kitapları keşfetmeyi daha çok sevdiğimden bu derin kucaklaşmayı büyük bir heyecanla karşıladım. Kitapçı da kitabı elime aldığımda kitabın müthiş büyüsü beni derinden sarmaya başlamıştı bile. Çünkü arzu ve tutku, mazoşizmin doğuş nedeni ve algılanması bu kitabın içinde saklıydı. Kitabı almaya karar verdiğimde bütün ön yargılarımı bir kenara bıraktım. Bu kitabı alıp okumalıyım dedim. Çünkü ön yargı her zaman kaybettirirdi. Fakat bu kadar insan nasıl bir ön yargının kurbanı olmuştu bunu anlamakta inanın güçlük çektim. Kitabı okuduktan sonra ön yargılı olan insanların neler kaybettiğine üzülmedim değil. Kitabın kadın erkek ilişkilerinin temelini oluşturan öğeler taşıyor olması beni kitaba bağlayan ana unsurlardan biri oldu. Kitaba öyle bir sarıldım ki bu kitabın posteri asılmalı diyemeden edemedim. Bu sözleri Sokrates’in Savunması ve Genç Werther’in Acıları içinde söylemiştim. Ama şimdi bu kitap içinde söylüyordum. Şaşırmadım değil bu kitabın bu kadar vurucu olabileceğini hiç tahmin etmiyordum. Ta ki, kitabı okumaya başlayıncaya kadar. Kitaba dönecek olursak; Wanda Von Dunajew gizemli bir gecede gelen kanatsız bir melek gibi içinize süzülüyor. Sizi seviyor kutsuyor. Wanda karakteri kadının doğasındaki o gizemli kalmış yanları size fazlasıyla gösteriyor. Bunu kitabın her yerinde duyumsuyorsunuz. Kitap sizi asla yarı yolda bırakmıyor. Sürekli içinizde yaşıyor. Kırbaç sesleriyle yatıp, Gregory sesiyle uyanıyorsunuz. Yazarın dilini klasik anlatımdan dolayı Goethe’nin diline çok yakın bulmakla birlikte Genç Werther’in Acılarını okuduğumdaki aldığım lezzet kadar hatta üstüne basarak
Kürklü VenüsLeopold von Sacher-Masoch · Chiviyazıları Yayınevi / Littera · 2005754 okunma
10/10
·237 syf.··
Beğendi
·
2025 59. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2025 00:09
Kıssadan hisse,kitabın son cümleleri ben de yarattığı duygu çok tuhaftı çünkü hayatımda beli başlı zamanlarında öyle çaresiz ve mazoşist duygulara sahip olduğumu anladım. Yazar öyle derin anlatmıştı ki!durup sadece sayfaları değiştirmekten başka bir yolunuz olmuyor kadınları anlatan bir kaç yapıt daha okudum ve kendim de kadın olduğum için sanki gerçekten başka bir dünyadan buraya gelmiş gibi bir algı oluşturuluyor kadınların tek bir istediği var oda diğer bütün canlılar gibi yaşama hakkıdır ne bir tanrıça nede köle...kitapta yazarın son notunda zaten her şeyi açıklıyor. Doğanın yaratığı gibi olan ve erkeği şimdi olduğu gibi kendine çeken,kadının düşmanı olduğu ve sadece erkeğin kölesi veya despotu olabileceği,ama hiç bir zaman yol Arkadaşı olamayacağı yolarkadaşı ancak erkeğe hakları eşit olduğunda,eğitimde ve işte erkek gibi olduğun da olur. Eğer kürklü Venüs’ler tanışmak isterseniz o hep sizi o avluda bekliyor olacaktır.keyifli okumalar
Kürklü VenüsLeopold von Sacher-Masoch · Chiviyazıları Yayınevi / Littera · 2005754 okunma
8/10
·237 syf.··
Beğendi
·
2017 4. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 22 Eylül 2017 00:00
Her insanın az da olsa kendinde barındırdığını düşündüğüm bazı duyguları içtenlikle bizlere anlatan yazar belki de çoğumuzun bastırdığı duygularını kitabını okurken yaşamamıza izin veriyor. Aşkı ve hazzı çok farklı anlamlara büründüren bu kitap bazılarımıza rahatsız edici gelse de aslında kendimizden rahatsız olduğumuzu unutmamamız gerektiğini bize bir kez daha gösteriyor.
Kürklü VenüsLeopold von Sacher-Masoch · Chiviyazıları Yayınevi / Littera · 2005754 okunma
Puan vermedi·237 syf.·
2018 145. kitabı
*spoiler içerir* Sinirimden inim inim inlediğim bir kitap oldu. Evet, Severin'in mazosişt olduğunu ve köleliğini kabul etme sebebinin bu olduğunu başından beri biliyorduk, ama buna rağmen saflığı ve tapınmasından kör olması beni delirtti. Wanda'yı öldüresim, Severin'i de soğuk sulara atasım geldi kendini toparlaması için. Sinir olarak bitirdiğim bir kitaptı benim için. Tekrar okuyacağımı zannetmiyorum. Kadın erkek ilişkilerinde iki tarafın eşit olursa asla mutlu olamayacağı vurgulanmış.
Edebiyat
Kürklü VenüsLeopold von Sacher-Masoch · Chiviyazıları Yayınevi / Littera · 2005754 okunma
5/10
·237 syf.··
2016 7. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2016 01:56
Mazoşist Edebiyatın Başyapıtı mı bilemem ama Severin işkenceden haz alan bir adam. Kendince nedenleri var. Aynı sahnelerin anlatımı paragraf tekrarları olarak çıkıyor karşımıza. Zaman zaman sıkılarak tamamlamış oldum.
Kürklü VenüsLeopold von Sacher-Masoch · Chiviyazıları Yayınevi / Littera · 2005754 okunma
10/10
·237 syf.··
Beğendi
·
2018 70. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2018 16:46
Bir nesneye, bir sanat eserine; bir heykele veya bir tabloya duyulan nevrotik aşkın eyleme geçirilme telaşesi, edebiyatta zaman zaman karşılaşılan bir mevzudur, ülkemiz edebiyatında ünlü bir örneği de vardır bu konunun. 'Kürklü Venüs'deki roman karakterimiz Severin'in eylemini sıradışı kılan ise karakterin aşkının kendisinin acı çekmesi ve aşağılanması ile doğru orantıda olmasıdır. Yazar Leopold Von Sacher-Masoch'un da dünya ve edebi fikirleri, her daim acı çekmenin yüklediği sözümona hazlar içeriğiyle seyir etmiştir. ''Mazoşizm'' kavramı da yazarın soyismiyle özdeşleştirilerek oluşmuştur. Aynen ''sadizm'' kavramının düşünür olduğu varsayılan yazar, 'Marquis De Sade'ın soyisminden türediği gibi. Bu iki yazarda da ''şiddet'' erotik bir objedir. İki yazar veya iki kavram birbirinin karşıtı olsa da tamamlayıcısıdır aynı zamanda. Psikiyatrinin usta ismi Sigmund Freud'a göre Mazoşizm, homoerotik unsurlar barındırıyormuş. Freud, mazoşizmin doğrudan ölüm dürtüsüyle ilişkili olduğunu söylüyor dahası Freud sevme-sevilme arzusunun mazoiştin beyninde cezalandırılma isteği ile yer değiştirdiğini savunuyor ve bütün bunlar kişide çocuklukta yaşanılan gizli veya aleni travmalardan kaynaklanıyormuş... Neyse ney, mazoşizm sapkın bir durum olsa da ben bu romanın bir başyapıt olduğunu iddia edeceğim. Ayrıntı Yayınları'nın çevirmeni Semih Uçar'ın tabirine göre Leopold Von Sacher-Masoch, yanlış anlaşılmış, bir kenara itilmiş ve en kötüsü de unutulmuş yazarlar mezarlığının sakinleri arasındadır. Bence haklı ve dediğim gibi bence bu roman bir başyapıt ve tamamıyla bir sanat eseridir. Kuvvetle tavsiye olunur...
Kürklü VenüsLeopold von Sacher-Masoch · Chiviyazıları Yayınevi / Littera · 2005754 okunma
8/10
·237 syf.··
Beğendi
·
2017 2. kitabı
·
35 günde okudu
·
Okunma: 09 Ekim 2017 12:10
Açıkçası bambaşka hislerin, arzuların ve elbette bunlara sebep olabilecek çocukluk anılarının neler olabileceğine dair değişik bir deneyim oldu benim için bu kitap. Açıkçası herifin cinsel fantezileri benim taban tabana zıttım olsa dahi, kendini ifade edişi ve derinlerden vurguladığı psikolojik(veya psikanalitik mi deniyor? uzmanlık alanım değil) çıkarımlar ve temeller oldukça ilgi çekiciydi. Sırf bu zihindeki birini anlamak için dahi okunur. Elbette olayların ve muazzam bir kurgunun değil lakin alışık olmadığımız bir zihnin ve hislerin romanı. Olay/Kurgu seven biri olduğum halde bu kitabı tavsiye ediyorum. Ekstradan ufku az da olsa genişletebileceğini ve insanı başka okumalara yöneltebileceğini umut ediyorum.
Kürklü VenüsLeopold von Sacher-Masoch · Chiviyazıları Yayınevi / Littera · 2005754 okunma
10/10
·237 syf.··
2019 41. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2019 18:31
Sadizmin isim babası Marquis De Sade ise, mazoşizmin de bu adamdır. Her ne kadar 1000k da kendisinin mazoşist olduğu bilinmiyor yazsa da, yazdığı bu kitapta Anna adında bir kadınla uzun sürmüş mazoşist ilişki yaşadığı yazar. Kitaba gelirsek; efsane bir kurgu, muhteşem bir akıcılık, son sayfaya kadar sizi elden bırakmayan bir üslup ve çeviri. Aykırı kitapların zihnimi tokatlamasına hastayım. Hayalgücü dediğiniz de ihtişamdan beslenir. Okumanızı çok isterim.
Kürklü VenüsLeopold von Sacher-Masoch · Chiviyazıları Yayınevi / Littera · 2005754 okunma
Güzellik ve Aşk Tanrıçası Venüs:
7/10
·190 syf.··
Beğendi
·
2024 71. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Eylül 2024 00:39
“Karşımda, Rönesans üslubundaki şöminenin başında Venüs oturuyordu ama (Matmazel Kleopatra gibi) bu adla düşman cinse karşı savaşmış bir vamp kadın değil, gerçek Aşk Tanrıçası’ydı karşımdaki.” (s. 21) Kitap bu cümle ile başlıyor. Öncelikle Aşk Tanrıçası’ndan bahsedelim. Roma mitolojisinde yer alan Venüs’ün, Yunan mitolojisindeki karşılığı Aphrodite’tir. Aphrodite, Homeros’a göre Zeus ve Dione’nin kızıdır. Ancak Hesiodos’a göre daha farklı bir hikâyesi vardır. Toprak ana, yani Gaia kendine eşit Uranüs’ü (Gök) yaratır. Uranüs ile birleşmesinden Kronos dahil birçok çocukları olur. Uranüs bu çocuklardan tiksinince hepsini Gaia’nın bağrına saklar ve yeryüzüne çıkmalarını engeller. Bu adaletsizliği kabullenemeyen Gaia, çocuklarıyla bir olup Uranüs’e ders vermek ister. Böylelikle Kronos, babasının cinsel organını tırpanla keser. Uranüs’ün cinsel organının düştüğü denizden ise Aşk Tanrıçası olan Aphrodite doğar. Hatta küçük bir bilgi daha vereyim İsmail Gezgin’in “Cinsellik ve Erotizm” adlı eserinde, Antik Yunan kültürünün eril bir sisteme sahip olduğu, bu sistemden dolayı erkeklerin cinsel organının güç ve iktidar anlamına geldiği ve bu nedenle Kronos’un babasının iktidardan düşmesi için cinsel organını kestiği belirtiliyor. Kitaba gelecek olursak, Severin’in arkadaşı rüyasında Kürklü Venüs’ü görür ve Severin’e gidip bunu anlatır. Bunun üzerine Severin, el yazmalarını getirip okumasını isteyince asıl hikâyeye giriş yaparız. İlk başlarda Severin’in Wanda ile tanışması ve ilişkileri aşk gibi gözüküyor. Ancak bu, aşk değil; ya da bizim bildiğimiz, tanımladığımız şekilde bir aşk değil. Birçok erkeğin peşinde koşmasını isteyen, bir başka deyişle onları kölesi yapmak isteyen dominant bir kadın ve ilginç fantezileri olan, bir kadına tapmak isteyen, taptığı kadını kaybetmemek için kölesi
Edebiyat
Kürklü VenüsLeopold von Sacher-Masoch · Ayrıntı Yayınları · 2019754 okunma
Malasef bu kitabı yarım bıraktım... Aslında kitabın dili akıcı ve kitabın konusu da güzel. İnsanın dikkatini çekiyor. Fakat kitapta birşeyler var, kötü bir şeyler. İnsanın ruhunu karartan bir şeyler... Uzun bir dönem kendimi kötü hissettim bu kitap sayesinde. Hâlâ iyi olduğum da söylenemez.-:) Belki de sürekli cinsellikten söz açıldığı için yada Başka başka sebepler olduğu için, iyi gelmedi bu kitap bana... Okuyup ve beğenenlerle tartışmak isterdim.-:) Welhasıl kelam çok detaya girmeden, Malasef kitabı tavsiye etmiyorum...
Kürklü VenüsLeopold von Sacher-Masoch · Chiviyazıları Yayınevi · 2017754 okunma

Yazar Hakkında

Leopold von Sacher-MasochYazar · 2 kitap
Leopold Ritter von Sacher-Masoch, (1836-1895) Mazoşizmin isim babası ve yazar. 27 Ocak 1836'da, Avusturya-Macaristan'ın sınırlarında bulunan Lemberg'de (bugün ki L'viv, Ukrayna) doğmuştur. Adındaki "Ritter"den de anlaşılacağı gibi bir şövalye ailesinde doğmuştur. Daha küçük yaşlardan itibaren iyi bir eğitim almaya başlamış ve 1857 yılında Graz Üniversitesi tarih bölümünden mezun olmuştur. Akademik kariyerine devam eden Leopold daha sonraları Lemberg Üniversitesi'nde tarih profesörü olmuştur. Daha 12 yaşındayken Almanca öğrenmeye başlamış olan Leopold'un yoğun bir edebiyat ilgisi ve becerisi vardı. Bu nedenle bir süre sonra akademik hayatını sonlandırıp yazmaya başlamış, çeşitli öykü derlemeleri ve romanlar kaleme almıştır. Adının ünlü psikiyatrist Krafft-Ebing tarafından mazoşizme verilmesine neden olan onun edebi eserlerindeki yoğun mazohist kurgulardır. İlk kez 1870 yılında basılmış olan "Kürklü Venüs" en ünlü romanı olmakla beraber yazımındaki mazoşist karakterin bariz bir şekilde ortaya çıktığı ilk eseridir. Daha sonra yazdığı yapıtlarda da bu mazoşist karakter çeşitli ölçeklerde görülebilir. Bu eserlerin bir başka özelliği de içerdikleri feminist düşüncelerdir. Her ne kadar yazdıkları yüzünden mazoşizme ismini vermiş olsa da Leopold von Sacher-Masoch'un bir mazoşist olup olmadığı bilinmemektedir. Sakin diyebileceğimiz bir hayat yaşadıktan sonra Frankfurt-am-Main, Almanya'da 1895 yılının 9 Mart'ında ölmüştür.