Kürklü Venüs (Mazoşist Edebiyatın Başyapıtı)

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.710
Gösterim
Adı:
Kürklü Venüs
Alt başlık:
Mazoşist Edebiyatın Başyapıtı
Baskı tarihi:
Mayıs 2005
Sayfa sayısı:
237
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758086955
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Venüs im Pelz
Çeviri:
Murat Çakır
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Chiviyazıları Yayınevi / Littera
Baskılar:
Kürklü Venüs
Kürklü Venüs
Kürklü Venüs
"Şimdi kalk!"
Ayağa kalkmayı denedim. "Öyle değil!" dedi, "Diz çök!" İtaat ettim ve o beni kırbaçlamaya başladı. Kırbaç vuruşları hızla ve sertçe sırtıma, kollarıma inmeye başladı, her biri etimi kesiyordu ve yanmaya başladı, ama acılardan zevk alıyordum, çünkü taptığım, her an canımı onun için verebileceğim kadından geliyorlardı.

Durdu. "Yavaş yavaş hoşuma gitmeye başlıyor" dedi, "Bugün için yeterli, ama şeytan bir merak, ne kadar dayanabileceğini soruyor içimde, gaddar bir zevk senin kırbacımın altında sarsılmanı, kıvranmanı görmek ve nihayet inlemeni, sızlamanı duymak istiyor, ta ki merhamet dileyene ve seni acımasızca kırbaçlamaya devam edip, bayıltana kadar. Ruhumdaki tehlikeli duyguları uyandırdın. Hadi, kalk artık."

Eline, dudaklarımı dokundurmak için sarıldım. "Ne edepsizlik" diyerek beni ayağı ile itti. "Gözümün önünden defol! Köle!"
189 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10
Ah evet Kürklü Venüs. Hani şu kendi içinde meşhur kitap. Ama kimsenin okumaya nedense yanaşmadığı bir kitap. Bu durum beni kitaba daha da çok yaklaştırmıştı. Yapım sebebiyle kenarda köşede olan kitapları keşfetmeyi daha çok sevdiğimden bu derin kucaklaşmayı büyük bir heyecanla karşıladım. Kitapçı da kitabı elime aldığımda kitabın müthiş büyüsü beni derinden sarmaya başlamıştı bile. Çünkü arzu ve tutku, mazoşizmin doğuş nedeni ve algılanması bu kitabın içinde saklıydı. Kitabı almaya karar verdiğimde bütün ön yargılarımı bir kenara bıraktım. Bu kitabı alıp okumalıyım dedim. Çünkü ön yargı her zaman kaybettirirdi. Fakat bu kadar insan nasıl bir ön yargının kurbanı olmuştu bunu anlamakta inanın güçlük çektim. Kitabı okuduktan sonra ön yargılı olan insanların neler kaybettiğine üzülmedim değil.

Kitabın kadın erkek ilişkilerinin temelini oluşturan öğeler taşıyor olması beni kitaba bağlayan ana unsurlardan biri oldu. Kitaba öyle bir sarıldım ki bu kitabın posteri asılmalı diyemeden edemedim. Bu sözleri Sokrates’in Savunması ve Genç Werther’in Acıları içinde söylemiştim. Ama şimdi bu kitap içinde söylüyordum. Şaşırmadım değil bu kitabın bu kadar vurucu olabileceğini hiç tahmin etmiyordum. Ta ki, kitabı okumaya başlayıncaya kadar.

Kitaba dönecek olursak; Wanda Von Dunajew gizemli bir gecede gelen kanatsız bir melek gibi içinize süzülüyor. Sizi seviyor kutsuyor. Wanda karakteri kadının doğasındaki o gizemli kalmış yanları size fazlasıyla gösteriyor. Bunu kitabın her yerinde duyumsuyorsunuz. Kitap sizi asla yarı yolda bırakmıyor. Sürekli içinizde yaşıyor. Kırbaç sesleriyle yatıp, Gregory sesiyle uyanıyorsunuz.

Yazarın dilini klasik anlatımdan dolayı Goethe’nin diline çok yakın bulmakla birlikte Genç Werther’in Acılarını okuduğumdaki aldığım lezzet kadar hatta üstüne basarak söylüyorum daha fazla doyum aldığım bir kitap oldu. Kitabın harfi harfine gerçek hayattan alınması Yazarın “Severin” karakteriyle bir anlamda kendini anlatması ve kitabın içindeki sonsuz aşk acısı kitabı Everest’e çıkaran olgulardan biriydi bana göre. “Wanda von Dunajew” karakteri gizemini koruyan ama kitabın sonunda daha iyi anlayacağınız bir karakter.

Bazı kitapları iyi ki alıp okumuşum diyorum Kürklü Venüs bunlardan biri oldu… Eğer bugün bir işiniz yoksa kitapçıya gidip ısrarla isteyin. Veya internetten alıyorsanız hemen sepete atın. Kitabı gördüğünüz yerde kalmaz ümidiyle ilk alan siz olun. Şahsen ben tükenen baskıların uzun süre gelmediğini görünce keşke gördüğümde alsaydım dediğim çok kitap oldu. Bu kitabı okuyun. Kırmızı bir kitap hemen orada duruyor. İçi beni, dışı sizi yakar.

Kitabın içinde bir adamın aşk dolu yakarışları acıdan kıvranışları var. Bu adam bütün âşık adamların özeti gibi. Bu adam Severin karakteriyle karşınıza çıkıp Gregory oluyor. Bu adam hem Gregory hem âşık. Bu adam aşkı için her şeyi yapmaya hazır. Bu adam bütün adamlar gibi aşka inanıyor. Bu adam hakkında yazılacak çok şey var ama ben burada kesiyorum. Uzun bir yazı oldu ama başka türlü anlatamazdım. Umarım faydalı olmuştur. :) Keyifli okumalar olsun…

Son Olarak Wanda seni hiç unutmayacağım. Şeytan seni!
151 syf.
Çok uç bir konuyu ele alan bir eser. Severin adındaki, her şeyden çok çabuk sıkılan ve küçüklükte yaşadığı bazı olaylar neticesinde aşk anlayışının acıdan haz duymaya kaymış olan kişinin yaşadıkları anlatılıyor.

Severin, kaldığı otelin yakınındaki taştan Venüs heykeline gidip onun ayaklarını öpecek kadar enteresan bir karakter. Bir gün otelde çok guzel ve çekici Wanda ile tanışır; onu taştan Venüs'e benzetir ve aşık olur. Ancak Severin'in mazoşist karakteri bu aşkın bildiğimiz aşklardan çok farklı şekilde ilerlemesine sebep olur.

Yazar, mazosizme ismi verilmiş bir kişi. Bir mazosistin duygularını, neler hissettiğini, bu duygunun insanı nasıl uç noktalara götürebileceğini gormekteyiz; aynı zamanda kitabın diğer ayağındaki hanımefendi (çoğunlukla) bir karakter olan Wanda'nin bir erkeğin kendisini ona koşulsuz bir şekilde sunması sonucunda içinde uyanan şiddet ve despot duygularınin seyrini görüyoruz. İlişkide bir taraf kendisini tutkuya çok kaptirirsa diğer taraf ister istemez despot bir hale gelebilir mesajı verilmiş denebilir.

Keyifli okumalar
237 syf.
·7 günde·Beğendi·10/10
Bir nesneye, bir sanat eserine; bir heykele veya bir tabloya duyulan nevrotik aşkın eyleme geçirilme telaşesi, edebiyatta zaman zaman karşılaşılan bir mevzudur, ülkemiz edebiyatında ünlü bir örneği de vardır bu konunun. 'Kürklü Venüs'deki roman karakterimiz Severin'in eylemini sıradışı kılan ise karakterin aşkının kendisinin acı çekmesi ve aşağılanması ile doğru orantıda olmasıdır. Yazar Leopold Von Sacher-Masoch'un da dünya ve edebi fikirleri, her daim acı çekmenin yüklediği sözümona hazlar içeriğiyle seyir etmiştir. ''Mazoşizm'' kavramı da yazarın soyismiyle özdeşleştirilerek oluşmuştur. Aynen ''sadizm'' kavramının düşünür olduğu varsayılan yazar, 'Marquis De Sade'ın soyisminden türediği gibi. Bu iki yazarda da ''şiddet'' erotik bir objedir. İki yazar veya iki kavram birbirinin karşıtı olsa da tamamlayıcısıdır aynı zamanda.

Psikiyatrinin usta ismi Sigmund Freud'a göre Mazoşizm, homoerotik unsurlar barındırıyormuş. Freud, mazoşizmin doğrudan ölüm dürtüsüyle ilişkili olduğunu söylüyor dahası Freud sevme-sevilme arzusunun mazoiştin beyninde cezalandırılma isteği ile yer değiştirdiğini savunuyor ve bütün bunlar kişide çocuklukta yaşanılan gizli veya aleni travmalardan kaynaklanıyormuş...

Neyse ney, mazoşizm sapkın bir durum olsa da ben bu romanın bir başyapıt olduğunu iddia edeceğim. Ayrıntı Yayınları'nın çevirmeni Semih Uçar'ın tabirine göre Leopold Von Sacher-Masoch, yanlış anlaşılmış, bir kenara itilmiş ve en kötüsü de unutulmuş yazarlar mezarlığının sakinleri arasındadır. Bence haklı ve dediğim gibi bence bu roman bir başyapıt ve tamamıyla bir sanat eseridir. Kuvvetle tavsiye olunur...
237 syf.
Mazoşist edebiyatın başyapıtı denilince daha vurucu olmasını beklediğim kitap için gerek olay örgüsü gerek anlatım yönünden beklentilerimi karşılamada eksik kaldığını söylemeliyim. Zamanı için önceden bahsedilmemiş bir konuya temas ediyor olması ve özellikle kadın erkek ilişkisine dair yüksek doğruluğu bulunan akılcı çıkarımlarda bulunulması
beni her ne kadar etkilemiş olsa da fikrin daha heyecan verici ve cesurca işlenmesi gerektiğini düşünüyorum. Bana göre vasat bir kitaptı. Ha bir de, erkek dediğin biraz güçlü durur kardeşim ya bu nedir böyle ... :)
237 syf.
·5 günde·5/10
Mazoşist Edebiyatın Başyapıtı mı bilemem ama Severin işkenceden haz alan bir adam. Kendince nedenleri var. Aynı sahnelerin anlatımı paragraf tekrarları olarak çıkıyor karşımıza. Zaman zaman sıkılarak tamamlamış oldum.
237 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
Her insanın az da olsa kendinde barındırdığını düşündüğüm bazı duyguları içtenlikle bizlere anlatan yazar belki de çoğumuzun bastırdığı duygularını kitabını okurken yaşamamıza izin veriyor. Aşkı ve hazzı çok farklı anlamlara büründüren bu kitap bazılarımıza rahatsız edici gelse de aslında kendimizden rahatsız olduğumuzu unutmamamız gerektiğini bize bir kez daha gösteriyor.
237 syf.
·2 günde
*spoiler içerir*
Sinirimden inim inim inlediğim bir kitap oldu. Evet, Severin'in mazosişt olduğunu ve köleliğini kabul etme sebebinin bu olduğunu başından beri biliyorduk, ama buna rağmen saflığı ve tapınmasından kör olması beni delirtti. Wanda'yı öldüresim, Severin'i de soğuk sulara atasım geldi kendini toparlaması için. Sinir olarak bitirdiğim bir kitaptı benim için. Tekrar okuyacağımı zannetmiyorum. Kadın erkek ilişkilerinde iki tarafın eşit olursa asla mutlu olamayacağı vurgulanmış.
237 syf.
·35 günde·Beğendi·8/10
Açıkçası bambaşka hislerin, arzuların ve elbette bunlara sebep olabilecek çocukluk anılarının neler olabileceğine dair değişik bir deneyim oldu benim için bu kitap. Açıkçası herifin cinsel fantezileri benim taban tabana zıttım olsa dahi, kendini ifade edişi ve derinlerden vurguladığı psikolojik(veya psikanalitik mi deniyor? uzmanlık alanım değil) çıkarımlar ve temeller oldukça ilgi çekiciydi. Sırf bu zihindeki birini anlamak için dahi okunur. Elbette olayların ve muazzam bir kurgunun değil lakin alışık olmadığımız bir zihnin ve hislerin romanı. Olay/Kurgu seven biri olduğum halde bu kitabı tavsiye ediyorum. Ekstradan ufku az da olsa genişletebileceğini ve insanı başka okumalara yöneltebileceğini umut ediyorum.
"ama her erkek... bunu gayet iyi biliyorum... aşık olduğunda... güçsüz, kolay eğilip bükülen, gülünç biri oluyor, kendisini kadının ellerine sunuyor, kadının önünde diz çöküyor, bense, önünde diz çöktüğüm adamı ebediyen sevebilirim sadece."
Erkeğin ihtirasında, kadının gücü saklıdır ve kadın bunu, erkek dikkat etmezse iyi kullanır. Erkeğin sadece, kadının despotu ya da kölesi olma seçeneği vardır. Kendisini teslim ettiği andan itibaren boyunduruk altına girmiştir ve kırbacı hissedecektir.
Kadın, kendini ne kadar kolay teslim ederse, erkek o kadar çabuk kendine gelir ve kadına hükmetmeye başlar. Ancak, kadın ne kadar sadakatsiz olursa, ona ne kadar kötü muamelede bulunur, onunla ne kadar oynar az merhamet gösterirse, erkeğin şehveti o denli artacak, erkek tarafından o denli sevilecek ve tapılacaktır. Bu, her zaman böyle olmuştur; Helena ve Delila’dan, II. Katherina ve Lola Montez’e ve daha ilerilere kadar...
»O gözlerin öylesine güzel ki, sende en çok hoşuma giden tarafın, ama bugün beni tamamen mayhoş ediyorlar. Bitiyorum

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kürklü Venüs
Alt başlık:
Mazoşist Edebiyatın Başyapıtı
Baskı tarihi:
Mayıs 2005
Sayfa sayısı:
237
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758086955
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Venüs im Pelz
Çeviri:
Murat Çakır
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Chiviyazıları Yayınevi / Littera
Baskılar:
Kürklü Venüs
Kürklü Venüs
Kürklü Venüs
"Şimdi kalk!"
Ayağa kalkmayı denedim. "Öyle değil!" dedi, "Diz çök!" İtaat ettim ve o beni kırbaçlamaya başladı. Kırbaç vuruşları hızla ve sertçe sırtıma, kollarıma inmeye başladı, her biri etimi kesiyordu ve yanmaya başladı, ama acılardan zevk alıyordum, çünkü taptığım, her an canımı onun için verebileceğim kadından geliyorlardı.

Durdu. "Yavaş yavaş hoşuma gitmeye başlıyor" dedi, "Bugün için yeterli, ama şeytan bir merak, ne kadar dayanabileceğini soruyor içimde, gaddar bir zevk senin kırbacımın altında sarsılmanı, kıvranmanı görmek ve nihayet inlemeni, sızlamanı duymak istiyor, ta ki merhamet dileyene ve seni acımasızca kırbaçlamaya devam edip, bayıltana kadar. Ruhumdaki tehlikeli duyguları uyandırdın. Hadi, kalk artık."

Eline, dudaklarımı dokundurmak için sarıldım. "Ne edepsizlik" diyerek beni ayağı ile itti. "Gözümün önünden defol! Köle!"

Kitabı okuyanlar 68 okur

  • Murphy
  • Derya Cacan
  • Kaan Ç.
  • Teodota
  • feraydemiray
  • Özge A.
  • Kaan
  • Eshe Eriyebilir
  • Elif Kılıç
  • Furkan Köse

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%12.5
25-34 Yaş
%25
35-44 Yaş
%50
45-54 Yaş
%6.3
55-64 Yaş
%6.3
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%42.9
Erkek
%57.1

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%16.7 (4)
9
%4.2 (1)
8
%25 (6)
7
%16.7 (4)
6
%16.7 (4)
5
%4.2 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0