Not: okuma hevesinizi kırabilecek ifadeler içermektedir
Kelebek etkisi, coğrafyanın kader olması, ailemizi seçememiz ve benzeri şeylerle olayın tamamen bizimle başlamadığının zaten farkındaydık ama kendi travmalarımız yetmezmiş gibi bizden üç nesil öncesinin de travmalarını taşıdığımızı öğrenmemiz biraz üzdü. Neyseki sadece üç nesle kadar uzanabiliyor, cennetten çıkarılmış olmanın travması ağır olurdu.
Kitaptaki travmaların ortak noktası üstlerinin hemen örtülmesi, bir kuşakta ortaya çıkıncaya kadar hiç konuşulmaması. Birgün ortaya çıkmak sadece gerçeklere özgü kalmalıydı.
■ Kitapta hoşlanmadığım şeyler:
- aynı cümlelerin, düşünce kalıplarının defalarca ve defalarca tekrar etmesi,
- her konu için bıktıracak derecede çok fazla örnek vermesi, Wolynn öğretmen olsa asla müfredatı yetiştiremezdi.
- bazı yerlerde komik olacak derecede zorlama metaforlar oluşturmaya çalışması. Mesela bebekken annesinden ayrılan bir çocuk saçlarını çekip kopartıyor. Saçları bebek, köklerini ise anneye benzetiyor. Böyle olunca da kitap bilimsel değil edebi bir çizgiye kayıyor.
- Tedavinin çok ama çok basit olması... Mesela aylarca hatta yıllarca fizyolojik veya psikolojik rahatsızlık geçiren hasta ailesindeki travmayı keşfediyor, birkaç olumlama cümlesi kuruyor ve iyileşiyor :d bu kadar basit mi ya ?
- Kitabın alt başlığında kalıtsal aile travması diyor, konusunda sizden önceki kuşaklar falan diyor ama özellikle sonlarında ebeveyn sorunlarından bahsetmekle kişinin bizzat kendi travmalarından bahsediyor. (Bebekle annenin ayrı kalması, ebeveynlerin reddi)
- Kitap konusu ve öne sürdüğü teziyle gerçekten çok ilginç ama maalesef tüm bu olumsuzluklardan dolayı sosyal medyada aforizma paylaşan yaşam koçu ve psikolog sayfalarının vibe'nı aldım.
■ Biraz şaşırdığım şeyler:
- semptomlara