Doğan güneşin kırmızıya çalan iplikleri yükselmeye başladı bile, ama henüz her taraf yeşil, mavi ve dingin. İlk pencereye koşuyorum: Hilal, hâlâ orada mı? Evet, orada, sanki gecenin gizlerinin en yoğun saati yaşanırcasına. Hilal, kendi sihrinin gerçekliğine, bir tiyatro oynuyormuş gibi inanıyor. Solda, caddenin nabzı atmaya başlamış bile, sağda ise hilal, provasını sürdürüyor.