YAŞAMAK - YU HUA
Yu Hua’nın kaleme aldığı Yaşamak, yalnızca bir bireyin yaşam öyküsünü anlatmaz; bir halkın, bir dönemin, bir yıkımın da romanıdır. Çin’in modernleşme sürecindeki politik dönüşümleri, sınıfsal altüst oluşları ve savaşlarla bölünmüş yıllarını anlatan bu roman, aslında sadece tarihi değil, insanın çıplak gerçeğini de açığa çıkarır. Kitabın ana karakteri Fugui, başlangıçta sorumsuz, savurgan bir toprak sahibiyken; kumar tutkusu, ailesinin çöküşüne ve kendi sınıfsal düşüşüne neden olur. Ancak roman ilerledikçe Fugui’nin yaşadığı kayıplar, onun karakterini dönüştürür ve onu içten içe sadeleşen, acılarla olgunlaşan bir adama dönüştürür.
Romanın sarsıcılığı, trajedinin sürekli tekrar etmesinde değil, okuru bu trajediye alıştıra alıştıra yaklaştırmasındadır. Fugui’nin başına gelen her felaket, kendi içinde makul ve mümkün görünür; yazar okuru dramatik bir coşkuya değil, acının sıradanlığına mahkûm eder. Kızı Fengxia’nın sağır ve dilsiz oluşu, oğul Youqing’in ölüm şekli, karısı Jiazhen’in yavaşça tükenişi… Hepsi, hayatın adaletsiz ama “alışılmış” yanıyla yüzleştirir bizi. Özellikle öğretmenin öğrencilerin önüne geçerek Youqing için kan vermeye çalıştığı sahne, kitabın yalnızca bireysel değil, toplumsal duyarlılığı da taşıdığını gösterir. Bu sahne, romanın hem vicdanını hem de kırılma noktasını temsil eder.
Yu Hua, sade bir dil ve neredeyse tanıdık bir anlatımla, evrensel duygulara temas eder. Çevirmen Bahar Kılıç’ın Türkçeye kazandırdığı metin, sanki bir Doğu Anadolu köyünde geçen yerli bir roman gibi akıp gider. Bu sadelik, okuru metinden uzaklaştırmaz; aksine içine çeker. Olaylar ne kadar sarsıcı olursa olsun, anlatımın yalınlığı onları büyütmeden sunar. Ve belki de bu yüzden etkisi daha derin olur: Bağırmadan, gösterişsiz ve gerçek bir acı.
Kitabın adının