Çantası, dürbünü ve yollarda gördüğü kayalardan başka dostu olmayan bir çocuk... Annesi ve babası tarafından terk edilmiş, bakımını dedesi üstlenen, ismi bile olmayan bir çocuk. Buna rağmen ümidini yitirmeyen biri. Dürbünüyle Isık Göl'deki gemiyi izler, hep orada balık olmayı hayal eder. Dedesinin kendisine anlattığı efsanevi Maral Ana'dan bir balık olabilmek için yalvarır. Ne var ki Maral Ana, kendisine en çok inanan kişiden, çocuğun dedesi tarafından, öldürülür. O öldükten sonra çocuk Isık Göl'de bir balıktır fakat artık çocuk bir ölüdür, Isık Göl'de onun mezarı...