“Yasa her yerdeydi. Kürtaj yaptıranların utancında ve diğerlerinin ayıplanmasında. Kadınların günün birinde serbestçe kürtaj yaptırabileceğini düşünmenin mutlak imkânsızlığında. Ve her zaman olduğu gibi, kürtajın yanlış olduğu için mi yasak, yoksa yasak olduğu için mi yanlış olduğunu belirlemek imkansızdı. İnsanlar yasalara göre yargılanıyor, ama yasalar yargılanmıyordu.”
“İnsan yaşadıklarını korktuğu için unutur ya da utandığı için. Hatırlayınca acı veriyor diye unutmaz, acı kendini unutturmaz çünkü. Terapilerde açığa çıkan travmalar aslında unutulmamıştır, hep aynı yerde, zihnin ortasında, hatta gözlerin önünde hep bir yerde duruyordur, sadece dile gelmemiştir. Gerçekten unutulmuş, hafızanın kuyusundan söke söke çıkarılmış bir travma varsa, muhakkak benliği delik deşik edecek kadar büyük bir utancın ya da korkunun parçasıdır.”
“Denizin özgürlüğü temsil ettiğine karar verdi. Doğusu batısı, güneyi kuzeyi olmayan sonsuz bir açıklık. Herkese ait, ya da hiç kimseye. Yahut belki de özgürlük, ondan kim daha iyi yararlanıyorsa, ona ait.”
“Savaş kimilerini yakmış kimilerinin içini ısıtmıştı, nasıl ki ateş bazen işkence eder bazen de ihya, bu içinde mi önünde mi olduğunuza göre değişir. Kendi yağıyla kavrulmasını bilmek gerek işte o kadar.”