Daha önceden kullanılmıştı gözlerin ama ben onlara hep ilkmiş gibi baktım. Aşk korkarak büyütülemezdi. Seni sevmekten korkmadım. Aşka rağmen aşka bağlanmaktır aşık olmak. Sen benim ilk aşkımdın. İlk aşk hiç bitmeyecek, bitince hiç başlamayacak zannedilir. Sen bana başlamanın ve bitirmenin ciğerini öğrettin. Karaktersiz bir gidişti seninkisi. Hiç insan kalır gibi gider mi? Bir daha karşına çıkmayacak bir insana " görüşürüz " diyerek ayrılmaktı seninkisi. Bana ateş eden gözlerin şimdi kim bilir kimin yaralarını sarıyor... ( syf 109 )
Ah, insanlar niçin her şeyi anlamıyorlar? Beş dakika, on dakika, yarım saat kendilerini unutsalar, kendilerini karşısındakilerin yerine koysalar, tam onun gibi -fakat hiç eksiksiz tam- onun gibi duysalar, her şey ne kadar yerli yerinde olacak. Hayır! İlla ki zıddiyetler, öfkeler, yanlış anlaşmalar, kıskançlıklar, inatlar, şüpheler, hakim olma arzuları...