Şairin de dediği gibi; "Kimse anlamadı beni senin kadar. Ne susuşuma bir anlam biçildi ne gülüşüme bir an. Her bunaldığım zamanda hep seni anıyorum yine. O olsaydı diyorum, o olsaydı ve dertleşseydik ölesiye. Yazmayalı, konuşmayalı nice zaman... Gittiğim her cenazede millet ölene, ben hep sana ağladım..Gitmen gerekiyordu, gittin. Bitmen gerekiyordu ama bitmedin. Sen gittin ne varsa gitti seninle beraber, çünkü seni sevmekle başlamıştı her şey.
Bana karşı dürüst olunmadığı hissettiğimde, beynim hikayedeki boşlukları kendi doldurur. Siz buna "kafanda kuruyorsun"dersiniz. Ben 'şeffaf olsaydınız da kurmasaydım" derim.