“Kim tembelliğe alışıp, rahata meylederse, rahat edemez. Ağırlık ve gevşekliği sevmek yorgunluk getirir. Denilmiştir ki: Yorulmak istemiyorsan, yorulmamak için yorul.”
Öyle geniş bir kefenim yok benim
Öyle mağrur bir tabutum, taşlarım
Harcadım ömrümü insan çölünde
Vâhalarda dostlarımı bıraktım
Kaya ormanında düşmanlarımı
Yarına yakındım, dünden ıraktım
Öyle garip bir ölümüm yok benim
Öyle uzun, kınalı ve yekpâre
Usulca yaklaşırım şehadet menziline
Ebedî bir mâverâ şerbetini
İçir bana Rabbim ve susuzlara
İşaretler, melek ve tebessümleri Yeryüzünden selam uykusuzlara
Hz. Ebubekir (r.a.) kendisi için değil, Rasûlullah (s.a.v.) için kaygılandığından, beşerî bir haslet olarak, kendisini tutamayıp Rasûlullah’a “İçlerinden birisi ayağını kaldırsa bizi görecek” diye fısıldadı. Rasûlullah Allah’ın kendileriyle birlikte olduğundan büyük bir güvenle, Allah’ın yardımından zerre kadar şüphe etmeksizin ve tam bir huzur ve sükûnetle Hz. Ebubekir’e: “Üzülme Allah bizimle beraberdir” ve “Üçüncüleri Allah olan iki kişiye ne olacağını sanırsın” buyurarak, ona bu övgü değer sıfatı öğretti.
Bu güzel söz, çağlar boyunca bütün hak yolunun davetçileri için, unutulmaz bir derstir; Üzülmeyin, korkmayın, şişirilmiş bâtılın büyüklüğü sizi ürkütmesin, çünkü Allah bizimledir!