Aslında Sen, Eşi Olmayan Tek Bir Varlıksın — Sen, Kendinin Güzelisin
Resim ister padişah resmi olsun, ister zengin bir adam resmi olsun; resimden ibarettir, ruhsuzdur, can zevkini tadamaz. Onun süsü, güzelliği başkaları içindir. Boş yere gözünü, ağzını açmıştır.
Ey zavallı, sen başkaları ile uğraşarak kendini harcamışsın. Başkalarını kendinden ayırt edememişsin; yani başkaları ile senin arandaki farkı anlayamamışsın. Sen hangi makama, hangi mertebeye geldin ise, “işte ben buyum, işte ben aradığımı buldum” diyorsun. Ama Allah’a yemin ederim ki sen kendini bilemiyorsun. Sen, kendin sandığın gibi değilsin; kendini bulamadın.
Bir zaman için halktan ayrılsan ve yalnız kalsan, kendini bulmak için insanlardan ayrı yaşasan, boğazına kadar gam ve kedere, endişeye batarsın. Halktan ayrıldığın için acı duyan sen misin? Bu nasıl olur da sen olabilirsin?
Aslında sen, eşi olmayan o tek varlıksın. Sen, kendinin güzelisin ve kendinin sarhoşusun. Sen, kendinin kuşu, kendinin avı; kendinin tuzağı, kendinin sadırı, kendinin döşemesi, kendinin damısın.
Cevher, kendi kendine, kendi başına var olan şeydir. Cevherle var olan ve onun füru’ bulunan da arazdır. Sen Âdemoğlu isen onun gibi otur. Ne olduğunu bilerek yerine kurul ve bütün soyunu sopunu kendinde gör.
Yani senden şu anda ve gelecekte meydana gelecek halleri gör. İyi ve kötü işleri, eserleri düşün. Su küpünde ne var ki nehirde olmasın? Evde ne vardır ki şehirde bulunmasın?
Bu dünya küp gibidir; gönül ise sanki derenin suyu. Bu dünya aynı zamanda bir odaya benzer; gönül ise şaşılacak şeylerle dolu bir şehirdir.