Bütün yaşamım boyunca bir şey aramıştım ve nerede bunun ne olduğunu söylemeye çalışan biri varsa ona dönmüştüm. Onların cevaplarını da kabul etmiştim; çoğu kez benimkiyle ve hatta kendi içlerinde de kendileriyle zıtlık içinde olsalar bile. Safdildim ben. Kendimi arıyordum da kendim hariç herkese benim, yalnızca benim cevaplandıracağım sorular soruyordum.
Yeterince dikkatli bakarsak dünyadaki güzellikleri görebileceğimizi öğrendim. Bende dahil, herkesin hayal kırıklığı yaratmak zorunda olmadığını ve doğru insanın yanında duruyorsan bir tümseğin bile yüksekte hissettirebileceğini öğrendim.
Ondan çok çabuk uzaklaşmamaya karar vermemin bir nedeni de sadece onun duygularını incitmekten veya onu korkutmaktan yahut evde tuhaf ve nahoş durumlar yaratmaktan kaçınmak değil, birkaç saat sonra tekrar onun için deli olmayacağımdan emin olamamamdı bence.
Bir kez kendini bulmuş olan kişinin bu yeryüzünde yitirecek bir şeyi yoktur artık. Ve bir kez kendi içindeki insanı anlamış olan bütün insanları anlar.