Bir kitabı okurken geçen iki saatin ömrümün birçok senelerinden daha dolu, daha ehemmiyetli olduğunu fark edince insan hayatının ürkütücü hiçliğini düşünür ve yeis içinde kalırdım.
Yoluma hangi rüzgarın denk geleceğini, hangi dönemeçte sendeleyeceğimi, hangi gecede içimin titreyip uykusuz kalacağımı bilemem. Nerede durur, nerede hızlanırım, nerede içime kapanırım, kestiremem. Korkar mıyım, kızar mıyım, bir gün kendi içimde kaybolur muyum? Bilmem.