"İnsanın saadetini çocuklarından beklemesi ne boş hayalmiş, ya Rabbi! Yüreklerimizin yapılış tarzı itibarıyla buna imkân yok. Çocuklarımızın hepsini mesut etmeye kudretimiz de olsa, elbette birinden birinin saadeti bir cihetten aksayacak ya... O mesutları derhal unutacağız. Evlatlarımız için de hangisi bedbahtsa yalnız onun sesini duyup ağlayacağız. Evet, çocuktan, evlattan saadet, çok boş bir hayaldir."
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İngiliz yazar George Orwell'ın bu kitabı, bilindiği üzere Sovyet Rusya'da vücut bulan Stalinci sosyalizmin eleştirisidir. Bu onun karşıtdevrimci olarak anılmasına sebep olup, kitabının soğuk savaş silahı olarak kullanılıp okutulmasına sebep olsa da aslında reel sosyalist rejimin eleştirisidir yani ideal sosyalizm değildir eleştirilen. Bu açıdan kitap iki yönlü bir eleştiriyi barındırmasıyla kuvvetli bir yergi türüdür.
İspanya iç savaşı döneminde Stalinci olmayan solun, Sovyet yandaşları tarafından ihanete uğraması bilgisinden sonra Orwell'ın Stalin'e duyduğu nefret, sanırım kitapta Napolyon karakterinin temel taşlarının oluşmasında büyük etken olmuştur.
Kitapta yer alan Napolyon'un "Ona hak ettiği cezayı veren hayvana, 'Ikinci Dereceden Kahraman Hayvan' nişanı ve yarım kova elma. Onu sağ getirene bir kova elma!"dediği kısımda Stalin'in psikopat karakterinin sadece küçük bir özelliğinin zekice yansıması görülür...
Eğer halk kendi gücünün farkında olmayıp cahil kalırsa, iktidara hırslı ve kurnaz insanlar tarafından özgürlüklerinin farkında dahi olmadan nasıl elden yitirileceğini ve bunun bedelsiz olmayacağını da anlatıyor kitap bize.
Bu peri masalının arka planı gözetilerek inceleme yapıldığında daha söylenecek çok söz vardır.
Celâl Üser'in sunuş yazısı kitabı anlamlandırmak için oldukça önemlidir.
Keyifli okumalar...
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Can Yayınları · 2024296,6bin okunma
"Ben de biliyorum, diye itiraz ediyordu; iyi eserler, iyi yazar bulunduğunu; ama, süslü püslü, insanı kendinden geçiren dairelerde kadınlı erkekli toplantılar, gizliliğe aykırı kıyafet değiştirmeler, o boyanışlar, o meşaleler, o kalınlaşmış sesler, bütün bunlar bir nevi ruh laubaliliği yaratır, iffete aykırı düşünceler, kirli heveslere yol açar."
Robert Burns'un kitabın ismine ilham veren şiirini okuduğumda benim için anlamının ve etkisinin arttığı kitap.
"Merak etme minik Fare
Bir sen değilsin hayalleri suya düşen.
Fareler ve insanların en sıkı tasarıları dahi
Sıklıkla ters gider,
ve vadedilen mutluluktan geriye
Acı ve keder kalır."