O benim uzun süren uyku dönemimi sona erdiren, yüreğime ilk yaşam kıpırtıları,küçük heyecan titreşimleri salan kişiydi. Çünkü yıllar boyunca kablosu çekilmiş, ölü bir radyo gibi yaşamıştım.
Aynadan bana bakan, üzerinde boya lekeleri olan pejmürde bir kazak giymiş otuz altı yaşında,tükenmiş bir adamdı…
Ben acaba nereye gelmiştim?
Ben kimdim aslında?
sus diyorum lütfen. şu an dünya üzerinde konuşanları düşün en az altı milyar insanın yarısı konuşuyor, bir şeyler anlatıyor. ne büyük bir ses. ne büyük bir gürültü! lütfen. sen de katılma bu gürültüye.