İç huzuruna sahip değilim. Hiçbir zaman olmadım. İç huzuru olan insanların ayaklarının yere basmadığına inandım hep. Ayakların yere bastığında dünyanın yedi kat altının nasıl da kaynadığını bilirsin. Ayak tabanlarındaki damarlar kalbe gider. Orada da hissedersin. İç huzursuzluğunu selamlayarak da güne başlayabilirsin. Güneşi selamlamaktan daha yakın geliyor bu bana. Daha olası ve daha gerçekçi. Benim yoga pratiğim tam da buraya dayanıyor.
Sizin alınız al, inandım.
Morunuz mor, inandım.
Tanrınız büyük, âmenna.
Şiiriniz adamakıllı şiir,
Dumanı da caba.
Ama sizin adınız ne
Benim dengemi bozmayınız.
Bütün ağaçlarla uyuşmuşum,
Kalabalık ha olmuş, ha olmamış.
Sokaklarda yitirmiş, cebimde bulmuşum.
Ama sokaklar şöyleymiş,
Ağaçlar böyleymiş,
Ama sizin adınız ne
Benim dengemi bozmayınız.
Aşkım da değişebilir, gerçeklerim de.
Pırılpırıl dalgalı bir denize karşı
Yangelmişim dizboyu sulara,
Hepinize iyi niyetle gülümsüyorum,
Hiçbirinizle döğüşemem.
Siz ne derseniz deyiniz
Benim bir gizli bildiğim var,
Sizin alınız al inandım,
Sizin morunuz mor inandım,
Ben tam dünyaya göre,
Ben tam kendime göre,
Ama sizin adınız ne
Benim dengemi bozmayınız.
Turgut Uyar
(1927 - 1985)
Sonra öyle durdum biraz. Bir süre Afrika kıtası yokmuş gibi davrandım. Tekerlek icat edilmemiş, ıspanak bir sebze değilmiş gibi... Yok sayınca yok oluyor çok şey, her şey değil.