Savaş her şeyi, kimsenin gözünün yaşına bakmadan yutup yok ediyordu: Hayatı, işi, hürriyeti, hatta çoçukların bir kaşık çorbasını yalayıp yutuyor, en küçük bir buğday tanesi bile doymak bilmeyen midesine indiriyordu. Ama, saklamaya ne gerek var, savaşla hiçbir şeyi paylaşmak istemeyen, yalnız kendilerini düşünen insanlar da az değildi.
Şuan okuduğum Ahmed Arif'i ve son zamanlarda okuduğum çoğu kitabı Pdf'ten okudum. Kitaptan aldığım o tadı vermiyor haliyle. Dokunmak yok, bakmak yok, hissetmek yok, koklamak yok o kadar çok eksik ki yok oğlu yok...
Yazar ve şairlerin eserlerini pdf ten okuyunca vicdanen rahatsiz da hissediyorum kendimi. Sanki o yazarlara karşı yanlış yapmışım hissi oluşuyor içimde...
Daha önceleri bir kitapçıya gidince gözümüze hangi kitabı kestirince fiyatına bile bakmadan direkt alırdık almakla kalmayıp yanında bir sürü başka kitap da alırdık fiyatlar makuldü. Şimdi bir kitap olmuş 200-300-400tl. Beğendiğim kitapları yine alabiliyorum ama mesele benim alabilmem degil herkesin alabilmesi...
Sitemde bulunduğum için umarım siyaset yaptığımı düşünen olmaz. Bu sorunlar hepimizin ortak sorunu. Ve ben bu durumdan utanç duyuyorum. Umarım cenneti sadece cennetde değil bu dünyada da yaşayabiliriz...
M.Bayraktar çok güzel ifade etmişsiniz tebrikler 🙏
Şu da var bence, Atatürk Selanikte değilde mesela Trabzonda ya da Malatyada kısacası Anadoluda doğmuş büyümüş ve yetişmiş olsaydı hayata bakış açısı biraz farklı olabilirdi. İyiki de Selanikde doğmuş :)