“Bir gezegen görmüştüm, kırmızı suratlı biri yaşıyordu orada. Bir kerecik olsun çiçek koklamamış, hiç yıldız görmemiş, hiç kimseyi sevmemiş. Sayıları toplamaktan başka bir şey yapmamış hayatında. Yine de bütün gün senin gibi ‘Önemli bir adamım ben! Ciddi bir adamım!’ der dururdu. Gururundan yanına varılmazdı. Ama adam değil mantarın tekiydi.”
Ancak kamil bir insan kendindeki arızaları görüp iyileştirmek mücadelesine girişebilir ve yine ancak kamil bir insan hayatı da, doğayı da, başkalarını da değiştirmeden, olduğu gibi kabul edebilir.