Böylece önce Türkler, sonra da diğer Ortadoğular, denilebilir ki, tütünden de, kahveden de daha fazla bağımlılık yapacak bir alışkanlığa yani her gün haber okumaya kapılmış oldular.
Yunanistan’da bugün siyasi Hürriyet, basın özgürlüğü ve seçim usulü vardır; ancak bunlar, olgunlaşmış bir millete yakışmayacak haldedir. Uzak görüşlü bir çok Yunanlının da hak verdiği gibi; bu özgürlükler ve seçim, ancak bunları doğru amaçlar yolunda kullanmayı bilen milletlerin elindeyken iyidir. Zamanımızdaki hürriyet, fakir ve haris olan milletler için pek tehlikelidir. Yunanistan’da hükümet, asayişi temin etme aracı olmayıp, partilerin hizmetine yarayan bir araçtır. Hükümetin himayesine, sadece kendi partisinden olanlar layık görülür.
Yunanistan’da muhalif partilerin üyeleri, düşman gibi telakki olunur. Yine Politis’in ifadesine göre, milletvekillerinin elinde başka bir sanat olmadığı ve başka türlü ekmeklerini kazanamayacakları için, ahalinin işine bakacağı ve baktıracağı yerde, hükümet aracılığıyla kendisinin mebuslukta kalmasına yardım eden bakanlarla uyuşarak onları iktidarda tutarlar; dalkavukluk ederler.
Milletvekilleri, kendi adamlarına memuriyete sokmak için çaba gösterir, kayırırlar. Adliyeye müdahale ederler. Ordu işlerine burunlarını sokarak disiplini bozarlar. Mebuslar, asker firarlerini ve bir sebeple kanuna itaat etmeyerek kaçanları affederler, affettirirler. Sözün kısası devlet çarkını karmakarışık ederler.
Bütün bunların yanında Yunanlılarda hürriyet ve bağımsızlık duygusu güçlüdür. Birbirlerine sevgileri de fazladır. Yunanistan sınırları dışında yaşayan Rumları hep kendi ailelerinden sayarlar. Milli birlik fikri sağlamdır.