Yanlış yapan, kendisini kandıran insan bir kere uyarılır, sonrasında yapılan aynı yanlış hata değil ya da istemeyerek yapmaya değil, bilerek ve isteyerek yapmaya girer.
Sizin düşünceleriniz nedir?
Söz varlığımızın en mühim kaynaklarından olan Dîvânu Lügâti't-Türk'te iki mısra:
Eren kamug artadı nengler udu
Tavar körüp üs-leyü eske çokar
(Mal mülk hırsından insanların ahlakı tamamen bozuldu. Bir meta/eşya görseler akbabanın leşe üşüşmesi gibi saldırıyorlar.)
Bu tespitin henüz 11. yüzyıla ait olduğunu da hatırlatalım
Rivayete göre aristoteles ‘ öğrencisi büyük iskender ‘e her zaman kadınlardan uzak durmasını öğütlemiştir.
bu yüzden haremdeki kadınlar ona çok kızmışlardır.
bir gün ‘ birlikte bir plan kurdular.
aristoteles ‘e hizmet etmesi için çok güzel ‘ yaramaz ve çekici bir köle kız gönderdiler.
kız ‘ hareketleri ve cazibesiyle aristoteles ‘i tuzağa düşürdü.
bir gün ‘ bir şart koştu : aristoteles bir ata dönüşecek ve o da ona binecekti.
bu ünlü olay yaşanırken ‘ haremdeki tüm kadınlar iskender ‘le birlikte odaya girdiler.
hocasının bir köle kız için adeta bir ‘at’ haline geldiğini gören iskender hayrete düştü ve şöyle dedi :
‘ah ‘ öğretmenim !
bu nasıl bir öğretim şekli ?
bize kadınlardan uzak durmamızı öğütlüyorsunuz ‘ bir de kendiniz..?’
çok zeki olan aristoteles ‘ hemen ayağa kalktı ve gülümseyerek şöyle dedi :
sevgili imparatorum !
bütün bunlar sizin eğitiminiz için yapıldı.
düşünün bir kere ‘ bir kadın öğretmenini ata çevirebiliyorsa ‘ sizi de mutlaka eşeğe çevirecektir..!
(alıntıdır)
OKUMA OBURLUĞU YAPMAYIN, SEÇİCİ OLUN!
"Bu yıl 100 kitap okudum" diye övünenlere bakıyorum, zihinleri çorba gibi. Okumak bir istatistik yarışı değildir azizim. Kemiyet (sayı) değil, keyfiyet (nitelik) mühimdir.
Bakınız, bir hastalık var: "Okuma oburluğu." Önüne ne gelirse, popüler ne varsa onu okumak marifet değildir. Bu, zihni çöplüğe çevirir.
Okumak, sistem işidir. Bir konuyu mu merak ettiniz? O konunun suyunu çıkarana kadar, derinleşerek okuyacaksınız. Tarih mi okuyorsun? Yanına coğrafyayı koyacaksın, o dönemin hatıratlarını koyacaksın. Rastgele, daldan dala atlayarak "münevver" olunmaz.
Bir de şu "Hızlı okuma" saçmalığı çıktı. Kitap hızlı okunmaz! Kitap sindirilerek, durarak, düşünerek okunur. İyi bir kitapla kavga edeceksiniz. Elinizde kalem olacak; kenarını çizeceksiniz, not alacaksınız.
Benim kütüphanemdeki kitapların çoğu yıpranmıştır, notlarla doludur. Tertemiz, gıcır gıcır kalan kitap, okunmamış demektir; sadece sayfası çevrilmiştir.
Zinhar bilmediğiniz kelimeyi "anlamından çıkarırım" diye atlamayın. Üşenmeyip sözlüğe bakacaksınız. Lugat karıştırmayanın hafızası da, tefekkürü de sığ kalır.
Şimdi o elinizdeki "çok satanlar" listesini bir kenara bırakın. Yarım yamalak 10 kitap okuyacağınıza, hayatınızı değiştirecek o temel eseri bulun ve onu "hazmederek" okuyun.ilil İlber Ortaylı