ByMur

ByMur
Seyyah, okur, yazar ve fotoğraf! Yoksan dahi yokluğundan agâh Bir gün olurum seninle hemrâh ~Abdülhak Hâmit
Kaderde yazılanlar başa geldiği zaman Allah Teâlâya karşı gelmek; dinin, tevhidin, tevekkülün ve ihlâsın ölümüdür. İman etmiş olan kalp, "niçin ve neden" gibi sözleri bilmez. Bilakis, "başım gözüm üstüne" der. Nefis daima muhalefet halindedir ve sürekli karışıklık çıkarır. Onu ıslah etmek isteyen kimse şerrinden emin oluncaya kadar onunla mücâhede etmelidir. Nefsin işi bütünüyle şer içinde şerdir. Ancak onunla mücâhede edilip de mutmain olduğunda ise bütünüyle hayır içinde hayır olur; bütün taatlere yönelmeye ve bütün günahları terketmeye uygun olur. İşte o zaman kendisine, " Ey mutmain olan nefis! Sen O'ndan razı, O da senden razı olarak Rabb'ine dön!" (Fecr 89/27-28) diye hitap edilir.
Kader
Reklam
“ Allah katında din İslamdır." (Al-i İmran: 3/19) ve anlamı da, yani "İslam" kelimesinin sözlük anlamı, boyun eğmedir (inkıyâd). Kimden bir şey isteniyor da o kişi talepte bulunana boyun eğiyor ve onun emrini yerine getiriyorsa o bir Müslim'dir; bu hususu iyi anla; zira bu ilke (hüküm) tüm yaratıklar için genelgeçer bir şeydir; (yani tüm yaratıklar Alllah'a boyun eğer ve bu yüzden de Müslim'dir); ister İlahî Emre (yani Allah'ın onlardan istediği şeye) uygun hareket etsin, ister ters düşsün, fark etmez.
Hikmet
İmdi, eğer buraya kadar yapılan izahları anladıysan, sana "insan"la ne kastedildiğini açıklamış oldum. O'nun En Güzel İsimlerle ya da onlarla nitelenmiş bulunmakla elde ettiği görkem ve izzete ve bu İsimlerin kendileri için mükemmel bir tecelli mahalli ve her şeyi kuşatıcı bir mazhar (gözükme yeri) olması için onu istemelerine bak. En Güzel İsimler'in onu talep etmesinden ve onun varlığana ihtiyaç duymala- rından onun izzetini, yani görkem, ululuk ve şerefini anlarsın; zira aranan şeyin şeref ve izzeti, arayının şeref ve izzetine göre olur; ve aynı şekilde onun özünde bir hiç olan varlığının tezahürünün onlarla, yani o İsimler sayesinde olmasından da onun ne kadar aşağılık (zillet) biri olduğunu anlarsın; zira yokluk yasalarına bağlı ya da bağımlı olmaktan ve varolmak için başkasına muhtaç bulunmaktan daha aşağılık bir şey yoktur. Anla artık!
Hakikatlar
Ahlakı Güzelleştirmek Niçin Öğrenilmelidir?
Nefsini yönetmek ve huylarını güzelleştirmek isteyen insan, kötü bir huyunun farkına varır ve ondan kurtulmak ister. Başlangıçta o huyu terk etmek kendisine güç gelebilir. Bazen ondan kurtulamaz ve tabiatı bu konuda kendisine yardımcı olmaz. Kimi zaman takdir edilen bir huyu edinmek ister. Fakat alışkanlıkları, onu huy edinmesine imkân vermez ve bu nedenle amacına ulaşamayabilir. Bu sebeple nefsini yönetmek için övülmüş huylara giden yolu öğrenmek isteyen kimselere bu yolu betimlememiz bir zorunluluktur. Onlar bu yolu takip ederler... En sonunda, güzel huyları edinip, onları iç dünyalarına yerleştirmek, çirkin huylardan kaçınmak ve soyutlanmaktan ibaret olan amaçlarına ulaşırlar. Aşağıdaki bahisleri bu nedenle zikrediyoruz.
Ahlak veToplum
Sevgi ve Dostluk
Erdemlerden birisi sevmek ve dostluk anlamındaki meveddettir. Meveddet, arzuya uymadan dengeli bir şekilde sevmek demektir. İnsan erdem sahiplerini, beğenilen kimseleri, ağırbaşlı, saygın ve olgun insanları severse kendisine faydası dokunur. Ahlak bakımından değersiz ve küçük insanları, yeniyetme delikanlıları, kadınları, hilekârları sevmek ise son derece sevimsiz ve çirkin bir davranıştır. Birbirini seven iki insan arasındaki sevginin en iyisi erdem ilişkisinin meydana getirdiği türden olanıdır. Bu sevme en güvenilir ve sağlam sevgidir. Sevginin kaynağı alay etmek, haz elde etmek gibi konularda birleşmekten kaynaklanmışsa, böyle bir sevgi övülen bir huy olmadığı gibi kalıcı ve sürekli de olamaz.
Sevgi ve Dostluk
Reklam