Arayan mevlasını da bulur, belasını da diye başladığım kitapta benim bulduğum şeyler enteresandı.
Kişilerin umutsuzluk içersin de umut beslediği bir hikaye birinci bölümü. İnsan deneyimlerden içsel galibiyet çıkarabilir veya hayat mücadelesini görmezden gelerek aynı şekilde devam edebilir. Hayata yönelik tutumlarınız neden değişmesi gerektiğine değinmekle birlikte aslında hayatın umut ve amaçlarla anlamlı olduğuna parmak basıyor. Kitap özellikle ikinci bölümden sonra zihninizde bir ışık yakıyor ve size bir çok şeyi örnekleri ile açıklıyor. Bazı sözler çok iyi. Umut edilenin gerçekleşememesi insana fiziksel hasarlar verir o yüzden halledilecek ne çok acı var! Hala nefes alıyorsak geleceğin tarafsızlığı ve umudu varken geçmişin ve anın umudunuzu kaybetmesine izin vermeyin. Güzel olan herşey nadir olduğu kadar güçtür. Dünya kötü durumdadır düzeltilmelidir.
Sevgili gençler gireceğiniz sınavın sınavdan ibaret olduğunu ve kendinizi geliştirmediğiniz sürece sınavdan aldığınız notun hiç bir anlam ifade etmediğini etrafınızdaki diplomalı abi ve ablalarınızdan görebilirsiniz. Günümüz teknolojisinin eğitimi getirdiği noktada diplomalarımızın bize en son sorulacağı bir döneme doğru eviriliyor. Eğitimin kolay ulaşılabilirliği uygulamanın robotikleştiği bir dönemde sınavların hayatınızda belirleyici olması söz konusu değildir. Sistemin bir parçası olan bu sınavların sonucu ne olursa olsun, tekâmül etmeye ve tekâmülü herkesle paylaşmaya devam edin.
Hepinize sınavınızda başarılar diliyorum.
#2023
Hayatımda okuduğum en hızlı ve uzun kitap diyebilirim buna. Bazı bölümleri okurken özellikle bütün enerjiyi emiyor bu Oblomov.
Oblomov bakış açısı. Gelen misafirlerin çok güzel tasvir edilmesi. Oblomov ve Zahar miskinliği :) Zahar sakarlığı ve diyalogların komikliği :) Ştoltz'un dostluğu, Olganın garipliği, Agafya fedekarlığı, Tarantyev insafsızlığı dikkatimi çekenler bunlar. Kimse bu kitabı çapraz okumasın bu Oblomov gerçekten çok yoruyor. Ayrılık mektubu yazıp sonra pişman olup ağlaşmak nedir ya..