Nemsin be? Sevgili, dost, yâr, arkadaş... Hepsi. En çok da en ilk de Leylâ' sın bana. Bir umudum, dünya gözüm, dikili ağacımsın. Uçan kuşum, akan suyumsun. Seni anlatabilmek seni. Ben cehennem çarklarından kurtuldum, üşüyorum kapama gözlerini.
Beyza
@Byz9
·
Beşere duyulan aşkın kitabını yazan adam, Ahmed Arif. Aşkı bir de ondan anlayın, saf, temiz, berrak ve saydam bir şekilde o kadar güzel ifade ediyor ki duygularını. Hayranlıkla okursunuz. Şahsen ben büyük bir hayranlıkla okudum.
Sevgi, sevilen insanın fiziksel varlığının çok çok ötesine geçer. Sevgi en derin anlamım, kişinin tinsel varlığında, iç benliğinde bulur. Sevilen kişinin gerçekte orada olup olmaması, yaşayıp yaşamaması,
bir anlamda önemli olmaktan çıkıyor.
Şimdi bize, inşam kabaca her şeye alışabilen bir varlık olarak
tanımlayan Dostoyevski’nin sözlerinin doğru olup olmadığı sorulacak olursa, cevabımız, “Evet, insan her şeye alışabilir, ama
nasıl olduğunu bize sormayın,” olacaktır.
Şimdi bize, inşam kabaca her şeye alışabilen bir varlık olarak
tanımlayan Dostoyevski’nin sözlerinin doğru olup olmadığı sorulacak olursa, cevabımız, “Evet, insan her şeye alışabilir, ama
nasıl olduğunu bize sormayın,” olacaktır.
"Sosyallikten uzak durduk diye bizi asosyal olarak adlandıranlara sesleniyorum. Biz sahteliğe, daha doğrusu sahte insanlara sabredemediğimiz için sosyalleşmeyi tercih etmiyoruz. Bu, bilinçli bir tercihtir. Uçmak için yaratılmış kanatlara sahip bir kuşun arkadaşları kümesten çıkmıyorlarsa ve bu kuş kümeste arkadaşlarıyla takılmak yerine özgürlüğe ve yalnızlığa, gökyüzüne kanat çırpıyorsa, bu kuş asosyal mi olur? "