Bütün büyük kararlarımızın ,bütün alt etmekte zorlandığımız kararsızlıklarımızın, bir de bütün doğrularımızla yanlışlarımızın harmanlandığı bir iç ömür sürüyoru sonuçta.
İnsandaki çocuk vicdanı, tohumdaki öz gibidir. Ve o öz olmadan tohum filizlenmez, gelişmez. Yeryüzünde bizi neler beklerse beklesin, insanoğlu doğdukça ve öldükçe, insanoğlu yaşadıkça, hak ve doğruluk denen şey de var olacaktır.
Oysa zenginlik insanın içindedir. Ve biz insanın ruhunda biri iyi diğeri kötü olan iki adet ongun yaşadığına inanırız. Kişi hangisini daha çok beslerse derunundaki savaşı da o kazanır.