“İnsafsızlıktan kaynaklanan her ölümün, topluma teşhir edilmeyi hak ettiğini düşündüm. Böcek ölümünün bile. Kimsenin fark etmediği bir ölüm iki kez skandaldır. “
“Nasıl bir dünya bu? Birinin gövdesi ayakkabı, köfte, sosis oluyor, birinin kemikleri çorba yapmak için kaynatılıyor, birinin kürküyle koltuklar, kanepeler, çantalar yapılıyor. Birinin karnından ayakkabılar yapılıyor. Dahice fesleğen ve teknolojilere birçok düşünce uygulanmış olmasına rağmen, bu felaket, bu kitlesel katliam, zalimce, ruhsuz, otomatik olarak, vicdanlar sızlamadan, bir an bile düşünülmeden sahiden de gerçekleşiyor mu? Öldürmenin ve acının bu?”
“Hayvanlar, yaşadıkları ülke hakkındaki gerçekleri gösterir,” dedim. “Hayvanlara olan yaklaşım yani. İnsanlar Hayvanlara vahşice davrandıklarında, hiçbir demokrasi biçimi onlara yardımcı olmaz, aslında hiçbir şey yardımcı olmaz.”
Ben seni niçin seviyordum ki? Bilincine varmadan da olsa benden daha üstün yanların için, gerçekten benden daha yukarılarda, daha seçkin, daha zarif ve ışıltılı olduğun için. Ben yoksunluktan, karanlıktan ışığa gelir gibi geldim sana.