“İnsafsızlıktan kaynaklanan her ölümün, topluma teşhir edilmeyi hak ettiğini düşündüm. Böcek ölümünün bile. Kimsenin fark etmediği bir ölüm iki kez skandaldır. “
“Nasıl bir dünya bu? Birinin gövdesi ayakkabı, köfte, sosis oluyor, birinin kemikleri çorba yapmak için kaynatılıyor, birinin kürküyle koltuklar, kanepeler, çantalar yapılıyor. Birinin karnından ayakkabılar yapılıyor. Dahice fesleğen ve teknolojilere birçok düşünce uygulanmış olmasına rağmen, bu felaket, bu kitlesel katliam, zalimce, ruhsuz, otomatik olarak, vicdanlar sızlamadan, bir an bile düşünülmeden sahiden de gerçekleşiyor mu? Öldürmenin ve acının bu?”
“Hayvanlar, yaşadıkları ülke hakkındaki gerçekleri gösterir,” dedim. “Hayvanlara olan yaklaşım yani. İnsanlar Hayvanlara vahşice davrandıklarında, hiçbir demokrasi biçimi onlara yardımcı olmaz, aslında hiçbir şey yardımcı olmaz.”
İnsan hayatı boyunca nasıl bu kadar iki uç noktada bulunabilir aklım almıyor. Bu denli devrimci anlayışla başladığı edebiyat hayatında bu yön değişikliği hangi kırılma noktasında gerçekleşti bilmiyorum. Bildiğim ve emin olduğum bir şey varsa İsmet Özel mükemmel bir şairdir. Mevcut dünya görüşünün ve söylemlerinin bana uymuyor oluşuna rağmen kendisini bu kadar beğeniyor olmam -ve eminim böyle hisseden çok insan var- İsmet Özel’in edebi dehasını gösteriyor. Çok yaşasın.