Aysel

Şimdi bu manzaraya bakıp 'oh ne güzel kahve kitap keyfi yapıyor' falan diyebilirsiniz. Ama gerçekler nasıl? Sandalyeye su döken, cezveye toprak doldurup oynayan, çamura uzanıp ortalığı berbat eden, kucağına gelmek için mızmızlık yapan çocuklar var. Alın size keyif😅 (Rabbim eksikliklerini göstermesin...)
Duygu ve Düşünce
Aysel
🤓 Rabbim imandan ayırmasın gördüm o minnak eli 🌹
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Şimdi bu manzaraya bakıp 'oh ne güzel kahve kitap keyfi yapıyor' falan diyebilirsiniz. Ama gerçekler nasıl? Sandalyeye su döken, cezveye toprak doldurup oynayan, çamura uzanıp ortalığı berbat eden, kucağına gelmek için mızmızlık yapan çocuklar var. Alın size keyif😅 (Rabbim eksikliklerini göstermesin...)
Duygu ve Düşünce
Aysel
amin. yine de bir resimlik sakinlik vermişler Allah razı olsun 🤓
Beslenme çantanı hazırlamayı unutma.
Aysel
not kime acaba 🤓
PARADOKS: HER ÇÖZÜM YENİ BİR PROBLEM!..
17. asırda René DescartesRené Descartes, bilginin sağlam bir temelini ararken rasyonalizmi sistemleştirdi. Onun ünlü “cogito ergo sum” önermesi, zihnî kesinliği başlangıç noktası kabul eder. Descartes’a göre insan zihninde doğuştan idealar vardır; Tanrı, matematik ilkeleri veya töz kavramı gibi hakikatler bu apriori yapının ürünüdür. Böylece bilgi, tecrübeye ihtiyaç duymadan, zihnin yapısından türetilir. Bu tavır, “bilgi faaliyetten önce mevcuttur” fikrinin bir ifâdesidir. Rasyonalizmin bu yaklaşımı, bilme faaliyetini bir tür “örtük olanı açığa çıkarma” sürecine indirger. Eğer bilgi zihinde zaten bulunuyorsa, öğrenme yalnızca bu bilgilerin farkına varılmasıdır. Araştırma, bilinmeyen bir şeyi aramak değil, bilinenin şuuruna varmak olur. Fakat rasyonalizm, paradoksun “bilgi önceden varsa, aramak niye?” kısmını çözmeye çalışırken, yeni problemler doğurur. Bilginin doğuştan verilmiş olduğunu kabul etmek, insan bilgisinin gelişimini ve çeşitliliğini açıklamayı güçleştirir. Rasyonalizmin bu iddialarına karşılık empirizm, zihni başlangıçta boş bir levha (tabula rasa) olarak görür. John LockeJohn Locke’a göre bütün bilgi tecrübeden gelir: Duyular dış dünyayı, zihin ise bu duyuların verilerini işler. Böylece bilgi, dış dünyadan gelen izlenimlerin düzenlenmesiyle inşa edilir. Bu yaklaşım, bilginin yalnızca faaliyetin ürünü olduğunu öne sürer. İnsan doğuştan bilgiye sahip değildir; bilgiyi ancak yaşadığı tecrübeyle üretir. Empirizmin en radikal temsilcilerinden David HumeDavid Hume, bu bakışı daha da keskinleştirir. Ona göre sebeplilik gibi temel kavramlar bile deneyimle doğrulanamaz; biz sadece olayların sürekli birlikteliğini gözlemler, sonra “sebep–sonuç” fikrini zihnimizde kurarız. Böylece bilgi, tecrübe ve alışkanlığın ürünü olarak anlaşılır. __Bu noktada paradoksun ikinci kısmı
Epistemoloji
Aysel
hocam ha bi özet yazsanız keşke telefona baka baka vampire döndüm gözlerim kıpkırmızı
ŞİFA İÇİN DUA...
Selamun aleyküm arkadaşlar.. Bir arkadaşımın annesi şuan yoğun bakımda makineye bağlı ve yaşam mücadelesi veriyor.. Adı DİLŞAH.. Allah rızası için şifası için Yasini Şerif, varsa hatim veya cüz okuyup dağıtır mısınız rica etsem..🤲🤲
Dua
Aysel
ölüm geliyor hem ne kadar yakın hem ne uzak? Rabbim rahim adıyla muamele eylesin Dilşah hanıma diyeyim belki de yaşıtımdır .. 🤲