Sahne
Yazar, Unutulan isimli romanında Akdeniz’in iki kıyıya bölünmüş yaşamlarından kesitler sunmuş bize.
Birinci Dünya Savaşı ve takip eden Kurtuluş Savaşı yıllarında gelişen olayların aynı coğrafyada yaşayan insanları nasıl da ikiye bölüverdiğini, mübadeleyle savrulan hayatları anlatmış.
Romanda birbirinden renkli karakterler var: Kâzım Karabekir Paşa'nın gözünü budaktan esirgemeyen genç komutanı Osman, kendisine eş olarak seçtiği Mardinli güzel Sultan, belki de bunların sonraki kuşaklara izdüşümleri olan Rüya ve Özgür bunlardan en çok aklımda kalanlar.
Rüya
“Unutulan” romanında öne çıkan karakter Rüya isminde bir genç kız. Tanpınar'ın eserlerinde kavram olarak çokça geçen “rüya”, bir uyku hali değil, aksine kökten bir bilme şekli olarak karşımıza çıkar. Sadece uykuda değil, güzel bir manzara karşısında da rüya hali yaşanabilir der Tanpınar.
Rüya’nın sevgilisi olan Özgür’ün Rüya’ya bakarken, diğer kahramanların ise romandaki olayların büyük bir kısmının geçtiği Antalya’nın doğal manzaraları karşısında hissettikleri dinginlik ve aldıkları estetik zevk, tam da Tanpınar'ın bahsettiği rüya kavramını bize açıyor. Zira, savaş yılları boyunca kahramanların başlarına gelen acı olayları sağaltan şey, bir güzellik karşısında tecrübe edilen bir rüya ya da vecd (zevk ile bilme) hâli olarak düşünülebilir. Ancak kaynağı akıl değil de duyular olan bu tür bir bilme ya da hâl, sadece zan oluşturur ve kişi yaşadığı rüya aleminden çıkıp, ayaklarını yere basamaz. Gerçeklik; kişinin aklının, onun özgürlüğüne yönelik eylemlerine yön vermesiyle ortaya çıkar. Akıl ise gündelik zihnimiz değil, zekâya dönüşen bilincimizdir. Yazar romanında kahramanların bilincinin dönüşümünü bisiklet imgesiyle okuyuculara göstermiş. Rüya’nın en çok sevdiği şey, Antalya sokaklarında bisiklet binmek. Bisiklet