Dolaşırken pek az ve oldukça alçak sesle konuşuyorlardı. Daha çok kafalarında akan düşüncelerin birer kırık parçası olan tek kelimeler veya küçük cümleciklerden oluşuyordu sözleri. Ama çok iyi anlaşıyorlardı. Ara sıra yüksek yamaçlarda oturup akan suyu seyrediyorlardı, ta ki su yerinde duruyor da, kendileri nehrin yukarılarına kayıyormuş gibi görününceye kadar.