Günler geçtikçe karnımdaki bu ağrıya alıştım, onunla yaşamayı, onu biraz olsun denetleyebilmeyi başardım. Hızlı hızlı yürümenin bir yararı vardı belki, sigara içmenin de, ama en önemlisi oyalanabilecek küçük şeyler bulabilmekti: Birisinin anlattığı bir hikâye, mor saplı yeni bir çizim kalemi, pencereden gördüğüm ağaçların kırılganlığı, sokakta karşıma çıkıveren herhangi bir yeni yüz, kısacık bir süre de olsa beni karnımdan bütün gövdeme yayılan o sabırsızlık ve yalnızlık acısının farkında olmaktan kurtarırdı.