M. AKÇA

Hiçbirimiz hiçbirimizin, geceleri kendi kendine gülen çocuk saflığıyla, ne düşlediğini, ne duyumsadığını asla bilemeyiz. Anlatılmalı. Değilse, yazılmalı.
Sayfa 41·Kitabı okudu
Edebiyat
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Her bonkörün yanında bir nankör bulunur. (Araplar, "İyilik ettiğin kişinin şerrinden sakın." demişler. İyiliğe kemlik olagelmiş, olagider...)
Sayfa 38·Kitabı okudu
İşte böyle. Okumak; başkasının gördüğü düşe, onun uydurmalarına ortak olmak, ona dostça inanmak, onun gösterdiği yere birlikte yürümek, emek vermektir onunla bir düşe. Bunu beceremeyenler, mızıkçılık edenler, üşengeçlik gösterenler, yalanı ciddiye almayanlar otursunlar oturdukları yerde. Kendi inanacakları düşler varsa onlara dalsınlar, kitabı elden bırakıp. Kör kör baksınlar dünyaya ya da "Evet, evet görülüyor." demek yerine.
Sayfa 38·Kitabı okudu
Gün gelir, bugün büyük bir tutkuyla yaptıklarından, "Ne delilikti ama!" diye söz edersin. Kişi son kertede delilikleriyle övünür, usluluklar gelmez dile.
Sayfa 32·Kitabı okudu
Edebiyat
Yazarlığım "Allah vergisi" değil, yaşayıp okuyarak edindiğim kazanımların bir vergisi. Biraz daha açayım: Benim yazarlığım okurluğumun bir uzantısı. Yazarlık değirmenimin suyu okurluk deremden geliyor. O yüzden herhangi bir şey yazabilmek için kırk dereden su getirmem gerek.
Sayfa 25·Kitabı okudu
Edebiyat