Azize Karaca

Azize Karaca
@Cactus_Mccoy
"Hür bir fikir eğitimi görmiyenlerle anlaşmak imkânı var mıdır? Onlar da gerçeğin yüzde yüz yergi ile yüzde yüz övgünün belki de tam ortasında olduğunu bilmez değillerdir. Fakat eski zamanların kulluk ahlâkına esirdirler."
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi
"Çocuklarını bombaların atılacağı yerlere bilerek götürüyorlar" Terör devleti İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik soykırım saldırılarında çoğunluğu kadın ve çocuklardan oluşan 36 bini aşkın Filistinli şehit oldu. İsrail'in son olarak sivilleri göçe zorladığı Refah'ta yer alan kampa düzenlediği saldırıda, bebeklerin kafası koptu, insanlar diri diri yanarak can verdi. Azra Kohen, 46 kişinin hayatını kaybettiği saldırıdan sonra bir takipçisine verdiği yanıtta skandal ifadeler kullandı. Filistinlilerin çocuklarını, bombaların atılacağı yerlere 'uyarılar yapılmasına rağmen bilerek götürdüğünü' söyleyen Kohen, "Yavrusunu korumayan yem eden hiçbir kimse yaşamı hak etmiyor" dedi.
#RafahOnFire
FiAkilah Azra Kohen · Destek Yayınları · 201421,5bin okunma
Şimdi ben sana yalnız şunu söyleyebilirim: "Çocuk kalbinin, çocuk ruhunun bağdaşamadığı her şeyi reddettin. İşte beni teselli eden de budur. Bir şimşek gibi yaşadın sen. Bir defa çaktın ve söndün. Şimşeği çaktıran göktür. Ve gök ebedidir. İşte budur beni teselli eden. Bir başka tesellim daha var: İnsandaki çocuk vicdanı, tohumdaki öz gibidir. Ve o öz olmadan tohum filizlenmez, gelişmez. Yeryüzünde bizi neler beklerse beklesin, insanoğlu doğdukça ve öldükçe, insanoğlu yaşadıkça, hak ve doğruluk denen şey de var olacaktır."
Günler hep aynı ve renksiz geçiyordu. Bu uyku halinden uyandığı zamanlar yok değildi. Postacı gazeteleri, dergileri getirdiği zaman gözüne eski arkadaşlarının isimleri ilişiyordu. Bunlar ya önemli devlet memuru veya sözü geçen birer siyasetçi olmuşlardı. O zaman kalbinde gizli, sessiz bir hüzün duyuyor hiçbir şey yapmadığını düşünerek pişman oluyordu. Birden gözlerinin önüne okulda geçirdiği zamanlar ve Aleksandr Petroviç geliyor kendini tutamayarak akşama kadar hüngür hüngür ağlıyordu. Neydi bu hıçkırıklar? Hasta bir ruhun acı sırlarını mı ortaya çıkarıyordu? Yoksa içinde büyük adam olma isteğini gerçekleştirememesi ve tahsilini bitirememenin üzüntüsünü mü duyuyordu? Başarısızlıkla mücadele edememiş, olayların hakimi olamamıştı. Erimiş bir maden gibi kişiliği son şeklini alamadan dayanıksız, irâdesiz kalmıştı. Sebebi, örnek aldığı öğretmeninin erken ölümüydü. Artık sarsılan, sönmüş iradesini kim kuvvetlendirecek, "ileri" sözüyle ruhunu kim uyandıracaktı?
Sayfa 244
Tarih boyunca, insanlığın gereksiz bulup, silip yok etmek istediği yüzyıllar vardır. Günümüzde bir çocuğun bile yapamayacağı büyük hatalar yapılmıştır insanlık tarihinde. İnsanlığın önünde açılan ve onu Tanrı'nın cennetine götürecek olan geniş yol bile nice eğri büğrü dar çıkmaz sokaklar tarafından kesilmiştir. Bütün diğer yollardan daha geniş ve parlak olan bu yol gündüz güneş, gece de ay ışığıyla aydınlanır, insanlar buna rağmen kör karanlıkta yürürler. Tanrı'nın kendisine verdiği ilhamla doğru yola girseler bile yine günün aydınlığında, kenardaki yollara sapıverip karmakarışık çalılıklara girer, gözleri kör edici sise bürünüp yakıcı alevlerden geçerek uçurumun kenarında birbirlerine sorarlar: "Çıkış nerede? Kurtuluş nerede? Yol nerede?" Bugünkü nesil her şeyi apaçık görüyor, ama bütün bu yapılan hatalara rağmen, yine de aynı hatalara düşmekten alıkoyamıyor kendini ve atalarının hatalarıyla alay ediyor, yarın da kendisiyle alay edileceği gibi.
Sayfa 195