Deniz

Deniz
@Cadikazanivemoru
Kendi ruhunun ışığına var gücüyle asılan bir Vahşi!
HAM KALMIŞLARA;
9/10
·192 syf.··
2026 4. kitabı
·
65 günde okudu
·
Okunma: 30 Mart 2026 20:15
Tam da çok büyük bir kitlenin çiğliğinden yakınırken, hamlığını ikna edici cevaplar arayarak sorgularken bu kitap girdi hayatıma. Öncelikle kitapta yazım hataları ve kurulamamış cümleler olsa da dili akıcı. Eril psikoloji, eril potansiyeller ve eril arketipler gölge yanlarıyla incelenmiş. KRAL, SAVAŞÇI, BÜYÜCÜ, AŞIK arketipleri önce erkek çocuğu psikolojisi ile sonra da erkek psikolojisindeki yeri ile ele alınmış. Ana arketipler, Gölge yanlarıyla birlikte piramitlerle görsellestirilmiş sonra da detaylıca incelenmiş. Vaka örnekleri, konu açıklamasında işlevsel kullanılmış. Kitabın sonunda ise çok eğlenceli uygulanabilir tavsiyeler verilmiş; Etkin İmgelem Diyaloğu, Çağırma gibi. Kurtlarla Koşan Kadınlar , Kadın dünyasının en derinlerine inen o büyülü anlatısıyla her Kadının okuması gereken kitap statüsünün yanında en değerli kitabımdır, ömürlük Yaren. Bu kitap da erkek dünyasının , - ama çok yormadan- Arketiplerle açıklamalarının yapıldığı, kırmızı çizgileri işaret ettiği güzel bir kaynak. Sadece erkeklere yönelik yazılmış değil elbette, bir kadın olarak eril yönlerimize dair çokça sorgulama yapabileceğimiz bakış açısını da hatırlatan bir metin aynı zamanda. "Her iki cinsiyet için de düşman karşı cinsiyet değil çocuksu büyüklenmecilik ve çocuksu büyüklenmecilikten doğan Kendilik bölünmesidir." (S.185) "Hiç olmazsa, değişmiş bir iç dünya, zor koşullarla başa çıkma kabiliyetimizi çok büyük oranda geliştirecek ve nihayetinde onları avantaja çevirecektir - kendimiz, sevdiklerimiz ve çalışma alanımız, davalarımız ve dünya için." (S.183) İnce bir kitap (185 s.) ama içeriği tatmin edici. İçe bakmaya bir davet. Hatta notlar alarak okursanız, sonrasında gayet net özet kaynak olarak başvurulabilir. İçe bakmak da sorumluluk doğurur! E tabi koca kıçını yayıp bitkisel hayatta yaşamaya devam
Kral, Savaşçı, Büyücü, AşıkRobert Moore · Pinhan Yayıncılık · 202282 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
"Önce kül olmadan nasıl yeni olabilirsin ki?"
Puan vermedi·416 syf.··
2025 23. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 31 Aralık 2025 23:31
Seneler önce okuduğumda 'üzerinden zaman geçmeli ve tekrar okumalıyım' diye düşündüğüm kitaplardan biri. Unutup yıllar sonra başka bir gözle okumak çok keyifliydi. Seneler önce okuduğum kadarıyla aklımda daha ağır ve derin bir roman olarak kalmış; ancak belki de bu kitaptan sonra bir süre sadece Nietzsche okuduğum ve Nietzsche'nin gerçek derinliğini gördükten sonra şuan o kadar da derin hissettirmedi bana. Öyle değerli bir kitaptı ki benim için kimseye ödünç kitap vermemeyi de öğretmişti acı şekilde. Yıllar önce bu kitabı okuduktan sonra pandemi dönemim Nietzsche okuyarak geçmişti. Tohumlar taa o zaman atılmıştı benliğime. Üzerinden zaman geçtikten sonra okuduklarını sindirip-unutup kendine kattığın ama tam olarak hangi fikirden benliğime bu tohumların ekildiğini hatırlayamadığım cümlelerle tekrar karşılaşmak çok tuhaf ama iyi hissettirdi, çok eski bir dostu görmek gibi. Nietzsche Ağladığında.. kitabın ismini yazarın eşi koymuş kitabın tırmandığı anı işaret ederek. Yalom, Nietzsche'yi ağlatmış:) Gerçek Nietzsche, Yalom'un Nietzsche'sine ne kadar yakın bilemedim. Nietzsche acıya kafa atıp, sarsıcı felsefesini dönüşüme giden yol olarak görürken; Yalom ise Nietzsche'nin sarsıcı felsefesini kontrollü bir terapi odasına alıyor. Felsefe.. Breuer, içinde bulunduğu bunalımı aşmak için Nietzsche'ye başvurduğunda, felsefenin şiirselliğinin kulağa hoş geldiğini ancak bunun kendi durumuna etki etmediğinden yakınıyor. Zaman zaman felsefe ve psikoloji okumalarımda ben de hissederim bunu. Teoride mantıklı olanın pratiğe-hayata entegre edilmesi ne kadar kolaydır ? Bu anlamda, bu felsefi-psikolojik metni gerilim hattına didaktik şekilde oturtmuş Yalom. Dili oldukça akıcı, bu anlamda hem keyifle okunuyor hem de oldukça geniş bir okuyucu kitlesine hitap edebiliyor. Çok derin bir roman
Nietzsche AğladığındaIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 202469,9bin okunma
Okumayı öğrendiğim güne so
Puan vermedi·226 syf.··
2025 22. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 30 Aralık 2025 10:54
Gerçekten sabır sınayan bir kitaptı, benim açımdan. Dili akıcı, Chapman danışmanlık yaptığı evliliklerdeki gerçek hikayelerle örnekler vererek sohbet havasında yazmış. Genel anlamda 5 sevgi dili varmış efenim buyrunuz; 1- Onaylayıcı Kelimeler (partnerinizi övün deniyor kısaca) 2- Kaliteli Zaman (e zaten?) 3- Hediye Alma (oralara gelene kadar neler var hocam..) 4- Hizmet Eylemleri (Ev işine yardımlarını bahşeden eden o 'iyi' adamcıklar) 5- Fiziksel Temas (Atış Serbest, dar alanda etkili paslar) Çeşitli Sevgi Dillerinden bahsediliyor gördüğünüz üzere. Genel hatlarıyla cinsiyet eşitsizliği bir yana ÖKÜZ HERİFLERLE evlenen bedbaht ablaların trajik hikayeleri, hayır ya bu kadar gerizekalı olamazsınız, al da emzir bari abla, besle-büyüt belki adam olur, yuh be diye diye ibretlik yaşamların kesitlerini sunuyor. Lanet olsun, yine bir başka kitaplıktan aldık, kitaptır dedik, geçenlerde bir psikoloğun da bahsetmesiyle vardır bir hayrı dedik okuduk. Okumayı öğrendiğim güne lanet ettim. Bre kız sen neye bu kadar atar yapıyorsun sorusuna gelelim. TARTIŞMASIZ BİR GERÇEK şu ki; Kitapta da hayatta da vurgulandığı üzere, evde en az 1 kadın 1 adam yaşar, kadın evin hizmetçisi konumundadır zira eşsiz prensimiz 'ev işlerine' elini bile sürmez. Ulan sen de yaşıyorsun o evde, yardım ne demek? Kendi bedeninin yarattığı fiziki sorumlulukları alamayacak kadar olgun değilsen neyine güvendin de evlendin diye soracak oluyorum ki aklıma bedbaht, çilekeş bunları olduğu gibi kabul edip sonra bir ömür mutsuz olan ablalar geliyor. Bu sadece bir örnek, bu karakterde insanlar sadece evdeki sorumluluktan kaçınmaz, - isim listesi yapar tek kalemde 50 ÖKÜZ yazarım o listeye- bi boka da yaramazlar. Çünkü benlik olgunlaşmadığında tek bir noktada hata var sanıp 1 iyi şeyi parlatmak da bedbaht ablaların
Beş Sevgi DiliGary Chapman · Koridor Yayıncılık · 201212,5bin okunma
İSYAAAANNNNNN!!!!!!!!!!!!
Puan vermedi·168 syf.··
2025 24. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 31 Aralık 2025 23:32
"Hayır hayır hayır! Bakmayacağım, bitirene kadar bakmamalıyım şu 'İkinci Basıma Sunuş' saçmalığını yazan kişiye, kim olduğuna" dedim. Yapamadım, şükürler olsun. Zira zaman zaman abartılan ve kimi zaman çok okunan kitaplarin yazarına baktığımda, büyük hayal kırıklıkları yaşayıp hiç başlamadan aldığım yere bıraktığım çok kitap oldu. Bilhassa 'İşletme' bölümü mezunlarının psikoloji, felsefe alanında yazdıklarına çok şahit oldum ancak okumadan bıraktım tabi ki. Psikoloji, psikanaliz yazılacaksa bu konuda uzmanlığı olan ellerden, beyinlerden çıkmak ZORUNDA! Bu ayrı ve tamamen etik ile ilgili. Diğer yandan Rollo May gibi varoluşçu psikoterapinin önde gelen bir üstadı kitap yazmışken; üstelik yazdığı kitabın yalnızca "2 sayfalık önsözünde", kitabı derlerken kendisinin aldığı zevki okurun da almasını temenni etmiş iken, hangi sebepten ötürü kalkıp da kitaba "30 SAYFA(!) İKİNCİ BASIMA SUNUŞ" kısmı yazılabilir? Kitapla yazar arasına nasıl böyle kendi bahçesine girer gibi dalınır? Anlamak mümkün degil! Üstelik "sunuş" kısmını yazan ademoğlunun uzmanlık alanına bakıldığında cinnet çığlığı atmaktan başka çare kalmış mıdır okura? Kitabın yani Rollo May'ın kitabının(!) dili akıcıyken bir de kalkıp felsefik, mantığa oturmayan, okurken - zaten- bu da ne ola ki ne alaka dedirten cümlelere bu dünyanın ihtiyaci var mıydı ? Neyse birkaç sayfa tahammül edebildim de bıraktım "sunuş" kısmını. Kitaba geçtim de rahatladım. Edit 1; Çevirmen kitabı resmen dipnot mezarlığına çevirmiş, kitap mundar olmuş! 2; Çevirmenin çevirisini asla beğenemedim, felaket. Hiç olmadık Kelimeler kasmaya gerek var mıydı? Hem de kitap boyunca.. "Kişioğlu" nedir mesela? Henüz orijinal metinden kontrol etmedim, umarım humanbeing çevirisi değildir bu.. bununla da bitmiyor maalesef ne Kelimeler var can
Yaratma CesaretiRollo May · Metis Yayınları · 20223,197 okunma
-Kusursuz kötü karakterler arkadaşım oldu ne yazık ki!-
10/10
·536 syf.··
2025 20. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 08 Aralık 2025 19:02
Uzun bir döküş olacak, hissediyorum Kitap hakkında fikir vermekten ziyade- kitabın zaman aşımına uğrayan izleri silindiğinde kendime bir hatırlatmadır bu yazının amacı, tamamen öz pragmatist yerden, kendime :) Kitaba gelirsek; Headshot bu kitap insanlığa, tıpkı sanat filmleri gibi! Headshot'ın kaşıntısı geçmeden, kaynakların tükenme korkusunu da göze alarak diğerlerine geçmek lazım. Çok cinsellik vardı okurken çok utandım.. diyemeyeceğim dfhgsdhd Hani Kayra'nın otele kız attığı bölümü de hatırlamıyorum "GERİZEKALI"! İşlenen cinayetlerin normal sayıldığı, kim bilir hangi acının bedelini az önce seviştiği kadını öldüresiye döverek çıkaran anti karakterlerin insan doğasındaki zifiri karanlık yönlerini soğukkanlılıkla ortaya döken; kendine yabancılaşmanın ve hayatı reddetmenin ne kadar ötesi varsa o kadar ötesine geçilen, sınırların aklın ucundan bile geçmediği hiçlikten bir parça okudum. Evet, nihilizm! Dili son derece akıcı, e zaten Bilinç Akışı tekniğiyle akışta yazılmış hikayelerin dışında kalan yerler. Seveni kadar rahatsız ettikleri de olmuş kitap.. Bu yüzden başta Sanat Filmlerine benzettim. İnsanın karanlık- çırılçıplak doğası karıştı mı bir kere yapılan işe, orda Kaos doğar, kaçınılmaz! Kimi sanat filmi yönetmenlerinin temel amacıdır izleyiciyi rahatsız etmek, hatta rahatsız ettiğinden emin olmak. Yüzleşmektir bu çünkü. Bu kitapta da önümüze konan pembe bir dünya değil zaten, önce türünü belirleyip kabul edelim! Hayır, bu bir hastalık değil. İnsanın karanlık yönleri anti karakterler vesilesiyle ortaya konur; hassasiyete göre kimi ürker, kimi sexsizlikten kafayı yemiştir aklında sadece sex sahneleri kalır ya da 'çok ayıp olan' sex sahnelerinden rahatsız olur kimi de bir adım geriden hazırdır yüzleşmeye. Hepsi burada, tam olarak bu dünyanın içindedir zira başka
Kinyas ve KayraHakan Günday · Doğan Kitap · 202535,4bin okunma