Eylem

Eylem
@Caleki
Çekiç çiviyi defalarca öper. Öptükçe ayrılık büyür. Çekiç çiviyi hatırlamaz, çivi çekici unutmaz..
Güzel günler zorlu duraklardan geçer sevdiğim. Damla damla birikiyor insan, damla damla sevgili. Bir gün akıp gideceğiz hayat, duvarlar yıkılacak, açılacak bütün kapılar bilesin. Benim yüreğim sensin şimdi, seni vurur durur. Ve yine damla damla çoğalıyorsun içimde.
Yılmaz Güney
Yılmaz Güney
“ Bana hastanede “ karın öldü “ dediklerinde ne yapacağımı, nasıl tepki vereceğimi bilemedim, içimden eve gidip karıma olanı anlatmak ve bana ne yapmam gerektiğini söylemesini istedim...”
Lev Tolstoy
Lev Tolstoy
Orda dağlar bir mezarlık Bulutlar kan salkımı sular toprakta düğüm Orda evler oda oda kanarken Burda yeşerenin canı cehenneme. Ey bir halkın gözyaşıyla ruhunu yıkayan kin Ey zulümle yükselen başarı Ölü sayısına endeksli maaş; Uzun masallar ardında mağrur Boynunda ölüm çanıyla oturan güç Senin de senin de canın cehenneme Ey sultan hamit tuğralı korucu alayları Kardeşi kardeşe kırdıran siyaset. . . Bir gün elbet bir gün elbet Örter üstünü bu ağır yanlışın Sevgiyle, yalnızca sevgiyle işlenen Bir dal incelik,bir simli gülüş Bir kardeş mavi.
Şükrü Erbaş
Şükrü Erbaş
Canı cehenneme rahat uyuyanın Kapısını örtenin perdesini çekenin Yüreği yalnız kendiyle dolu olanın Duvarları ancak çarpınca görenin Canı cehenneme başkasının yangınıyla Evini ısıtıp yemeğini pişirenin. Bahçesine dek gelen alevleri Şehrayin sanan aptalın Canı cehenneme,camlarında Parçalanmış cesetler uçarken Bir iğdiş incelikle çiçekleri sulayanın. Mutfakla yatak odası arasında Çarşılarla gövdesi bencillik hırsı Yılgınlıkla yenilgisi arasında Dünyayı tüketenin canı cehenneme.
Şükrü Erbaş
Şükrü Erbaş