Herkesin doğumundan itibaren inşa etmeye çalıştığı bir bina vardır. Yığarlar tuğlaları üst üste, yalan yanlış, eğri, fark etmeksizin. (Düzgününü de görmedim.) Geri çekilip baktıklarında gurur duyarlar. İşin tuhafı, herkes de hayrandır. Onun da oldu tabii; ama nereden bakarsa baksın, beş altı tuğladan fazlasını göremiyordu. Bazen galeyana gelip, yedi sekiz tuğla birden koyduğu da oluyordu; ama akşama kalmadan hepsini deviren yine kendisi oluyordu. Bu çatısız duvarsız binada tüm yağmur, kar, fırtına, üstüne üstüneydi. "Oh - rahmet..." demeleri çok uzun sürmedi.